Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2011/11387 E. 2012/1490 K.

Konu: İstihkak İddiasının Reddi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11387
Karar No
2012/1490
Karar Tarihi
Konu
İstihkak İddiasının Reddi

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (alacaklı) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün 2007/8308 sayılı takip dosyasında 14.04.2009 günlü haczin uygulandığı iş yerinin ödeme emrinin de tebliğ edildiği takip borçlularına ait adres olduğunu, aynı dosyadan iki kez hacze gidildiğini ve davacı şirketin borçlu ... Otomotiv Ltd. Şti.’nin eski çalışanları ve akrabaları tarafından kurulmuş paravan şirket olduğunu, üretilen dorseler üzerine Seymak markasının vurulduğunu, mahcuzların davalı borçluya ait olduğunu, örtülü iş yeri devri yapıldığını, ancak İİK’nun 44. madde gereklerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle BK’nun 179. maddesi gereğince devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı (üçüncü kişi) vekili, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında ticari ilişki olduğunu, borçlu Seymak Ltd. Şti.nden dorselerin ham ve yarı mamul olarak alındığı için üzerlerinde Seymak markasının yazdığını, arada organik bağ bulunmadığını belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre: “hacizde borçlu şirket yetkililerinin hazır olmadığı, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunmadığı, mahcuzların davacı tarafından SGK’nın taraf olduğu ihalede satın alındığı “ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce verilen 17.03.2011 gün, 871–2408 sayılı kararla, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, üçüncü kişinin borçlunun mallarının önemli bir bölümünü fatura ile bir kısmını da bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede satın aldığını belirttiği, aynı alanda faaliyet gösterdiği borçlu şirketten ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralan üçüncü kişi şirketin İİK’nun 280/son maddesi gereğince borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek durumda olduğunun kabulü ile istihkak iddiasının reddi gerektiği gerekçesi ile hüküm bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda davacı alacaklının açtığı davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre; davalı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 668,35 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişi alınmasına 13.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/11387, K. 2012/1490, T. 13.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2011-11387-e-2012-1490-k-65218f8ed67a