Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/7941 E. 2011/1196 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/7941
- Karar No
- 2011/1196
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Eskişehir 7 .İcra Müdürlüğünün 2009/8827 Esas sayılı dosyasından, davacının 24.11.2009 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı 54 ZE 656 plakalı aracın satıştan sonra trafik kaydı üzerine haciz konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, dava konusu aracın fiilen haczinden sonra alacaklılardan mal kaçırma amacı ile satıldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının aracı satın aldığı tarihte trafik kaydında haciz şerhi bulunmadığından bahisle istihkak davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1.Dava konusu 54 ZE 656 plaka sayılı araç fiilen 17.03.2009 tarihinde haczedilmiş ve şirket müdürüne yed-i emin olarak teslim edilmiştir.Borçlu bu tarihten sonra 24.11.2009 tarihinde aracı davacı 3.kişiye noterde düzenlenen sözleşme ile satmıştır.Aracın trafik kaydı üzerine bu satıştan sonra 18.01.2010 tarihinde haciz şerhi işlenmiştir. İİK’nun 86.maddesine göre borçlu hacizli mal üzerinde alacaklının ve icra müdürünün izni olmadan tasarrufta bulunamaz ancak anılan maddenin 2.fıkrasında belirtildiği üzere haczedilmiş mallar üzerinde 3.şahsın zilyetlik hükümlerine dayanarak iyi niyetle iktisap ettiği hakları saklıdır. Somut olayda, davacı 3.kişinin dava konusu aracın hacizli olduğunu bildiği yani iyi niyetli olmadığı iddia ve ispat edilemediğinden, davacının iktisabı geçerlidir. Bu nedenlerle dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İstihkak davasının kabulüne karar verildiğine göre, alacak tutarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı Tarifenin Yargı Harçları bölümünün A) III-1-a) maddesi uyarınca %o59 oranında hesaplanacak karar ve ilam harcından peşin alınan karar ve ilam harcı indirilerek kalan karar ve ilam harcının davalıdan alınması gerekirken eksik harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de kamu düzenine ilişkin bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın H.U.M.K.'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ:Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün “2.bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına yerine (1.180,00TL. harçtan peşin alınan 17,15 TL. harcın indirilerek kalan 1.162,85.TL. harcın davalıdan tahsiline)" ibaresinin yazılmasına, hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.100,85 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.