Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/4016 E. 2010/8822 K. – İstihkak

Konu: İstihkak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4016
Karar No
2010/8822
Karar Tarihi
Konu
İstihkak

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... 'ın ... İcra Müdürlüğü’nün 2008/3424 esas sayılı dosyasından 29.05.2009 tarihinde haczedilen menkullerin davalı ...'a ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunduğunu oysa haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu belirterek davalının istihkak iddiasının reddiyle menkullerin davalı borçluya ait olduğunun tesbitin karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı 3. kişi, haciz yapılan işyerinin ve menkullerin kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu,haciz yapılan işyerinin ve menkullerin davalı ...'e ait olduğunu, haciz yapılan işyerinde sigortalı olarak çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre;davalı 3.kişinin 01/02/1999 yılından beri vergi mükellefi olduğu; borçlunun, davalı 3.kişinin haciz yapılan işyerinde 22/05/2009 tarihinde işe başladığı, fatura içeriğinden dava konusu menkullerin davalı 3.kişiye ait olduğu ve aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık alacaklı tarafından İİK 99.madde gereğince açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir. 29.05.2009 tarihli haciz, borçlunun huzurunda yapılmıştır. Tutanakta borçlu, eski işyerini kapattığını, haciz yapılan işyerini birkaç ay önce açtığını, vergi kaydının adına olmadığını, borçlarının çok olduğunu imzası ile beyan etmiştir. Hacze konu menkullere ilişkin 22.03.2009 tarihli sevk irsaliyesi borçlu adına düzenlenmiştir. Hernekadar vergi kaydından borcun doğumundan ve icra takibinden sonra davalı 3.kişinin 01.03.2009 tarihinde haciz adresinde şube açtığı, borçlunun da bu şubede 22.05.2009 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmakta ise de mevcut dellillerden İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin davalı 3.kişi tarafından güçlü deliller ile ispatlanamadığı, salt vergi kaydının 3.kişi adına olmasının mülkiyet için yeterli olmadığı,davalı borçlunun ticari faaliyetlerine davalı 3.kişinin adıyla devam ettiği, İİK 44. ve BK öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilemediğinden davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4016, K. 2010/8822, T. 26.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2010-4016-e-2010-8822-k-3f9b5b81ea56