Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/3998 E. 2010/8824 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3998
- Karar No
- 2010/8824
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, ... 14.İcra Müdürlüğü’nün 2007/11013 Esas, ... 8.İcra Müdürlüğü’nün 2007/1073 talimat sayılı dosyasından 27.07.2007 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması, dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, haczin borçluya ait sözleşme adresinde yapıldığını, borçlunun davacı şirket adıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu savunma yapmamıştır. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre İİK 97/a maddesindeki karinenin aksinin davacı tarafından ispatlandığı, bilirkişi raporuyla dava konusu malların borçlu ile ilgisinin olmadığı ve davacıya ait olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak davasıdır. Dava konusu 27.07.2007 tarihi haciz borçlunun takip konusu alacağın doğuma ilişkin 08.07.2006 tarihli sözleşme ve takip konusu 31.03.2007 keşide tarihli çekin arkasındaki ciro adresinde yapılmıştır. Ödeme emri bu adresten ayrıldığı gerekçesiyle 02.08.2007 tarihinde iade edilmiş ise de borçlunun ticaret sicil adresinde de tanınmadığı dönen tebligat parçalarından anlaşılmaktadır. Ticaret sicil kayıtlarından borçlu şirketin 01.12.2005 tarihinde ... ve ... tarafından kurulduğu, bu ortakların hisselerini borcun doğumundan sonra 12.04.2007 tarihinde devrettikleri ve 05.03.2007 tarihinde davacı şirketi kurarak aynı konuda faaliyetlerine devam ettikleri anlaşılmıştır. Davacı ile borçlu şirket arasındaki organik bağ olduğu, borçlunun ticari faaliyetlerine borcun doğumundan sonra kurdugu şirket üzerinden devam ettiği,yapılan işlemlerin alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazzalı olduğu, İİK 86/3 madde gereğince muvazaalı işlemlerin iyiniyetli alacaklıların haklarını etkilemiyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabülü isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlanının kabülü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.