Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/3976 E. 2010/10928 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3976
- Karar No
- 2010/10928
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi BİRLEŞTİRİLEN DAVA MAHKEMESİ : Susurluk İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine , birleştirilen davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişiler ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, Susurluk İcra Müdürlüğünün 2006/2506 Esas sayılı dosyasından, 06.12.2006 günü, davalı ... Başkanlığının borcundan dolayı davacılara ait akaryakıt satış ve servis istasyonunun haczedildiğini, haczedilen taşınmazın davalı borçlu belediyeye ait olmasına rağmen, akaryakıt satış ve servis istasyonunun davacılar tarafından dava dışı ... Ltd. Şti.ne 31.08.2006 ve 30.11.2006 tarihlerinde bayilik sözleşmesi gereği ariyeten teslim edilen menkuller olduğunu, haczi 27.08.2007 tarihinde tebliğ edilen satış ilanıyla öğrendiklerini belirterek istihkak davasının kabulüyle malların davacılara ait olduğunun tespitine, %40 tazminatın davalı alacaklıdan tahsiline, birleştirilen dava yönünden ise 27.08.2007 2010/3976 2010/10928 tarihinde tebliğ edilen taşınmaz satış ilanında davalı borçluya ait taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine 28.07.2006 tarihli 15 yıllık intifa hakkı bulunduğu halde satış ilanında taşınmazın intifa hakkı ile takyitli olarak satılacağı belirtilmediğinden satış ilanının İİK 125. maddeye aykırı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacılara ait menkullerin haczedilmediğini, haczin borçluya ait taşınmaz üzerinde uygulandığını, satış ilanının İİK 124,125,126 maddelere uygun olduğunu, davacılar lehine tapuya şerh verilmiş bir irtifak hakkı bulunmadığını belirterek davaların reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Davalı borçluya tebligat yapılamamıştır. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delilere göre, asıl davanın 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine, davalı tarafın tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine, birleşen dava açısından satış işlemi tedbir kararıyla durdurulduğundan satış yapılamamış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Esas dava yönünden uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası, birleşen dava ise İİK 16.maddeye dayalı memur muamelesini şikayettir.Her iki dava da süre, harç, yargılama prosedürü yönünden farklı usule tabi olduğundan davaların birleştirilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece dava tefrik edilerek yargılamaya istihkak ve memur muamalesini şikayet olarak ayrı ayrı bakılmalı ve sonucuna göre ayrı ayrı karar verilmesi gereklidir.Bu nedenle yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı 3.kişiler ve davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.