Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2009/2939 E. 2009/5583 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/2939
- Karar No
- 2009/5583
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi), Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/6830 Esas sayılı dosyasında yapılan 14.01.2009 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu,takip borçlusu olan oğlu ile birlikte oturmadıklarını belirterek mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı), haczin borçlunun ikamet ettiği söylenen yerde yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre, “şikayet başvurusu olarak nitelendirilen davanın kabulü ile mahcuzların 3. kişinin ikametgahında haczedildiğinin tespitine” karar verilmiş,hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.HUMK.nun 76 maddesi hükmüne göre maddi olayları ileri sürme davanın taraflarına hukuki nitelemeyi yapma hakime aittir. Somut olayda, dava dilekçesindeki anlatımdan ve davalı yanın savunmasından uyuşmazlığın,İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır. İstihkak davalarında, İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulü uygulanır.Bu usulde dava konusu mahcuzların değeri ile toplam alacaktan hangisi az ise onun üzerinden nispi harç alınarak duruşma günü belirlenmesi, tarafların HUMK’nun 509,510. maddesine uygun uyarılı çağrı kağıdı ile çağrılması,yapılan yargılama sonucunda usulü açıdan davanın reddini gerektiren bir durum yoksa toplanan kanıtlara göre istihkak iddiasının yerinde olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen usule uygun, ancak maktu harç ile yetinilip yargılama yapıldıktan sonra, davanın şikayet olarak nitelendirilmesi ve haczin üçüncü kişinin ikametgahında yapıldığının tespitine şeklinde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Yapılacak iş öncelikle, 12.05.2008 günlü birinci haciz tutanağında yer alan ve davacı üçüncü kişinin beyanı doğrultusunda yapılan “…borçlu Benim oğlum olur.Kendisi İstanbul’a çalışmaya gitti,açık adresini bilmiyorum.Kendisine ait evde eşya yok dedi.Adres gezildi.Adreste borçluya ait haczi kabil mal bulunmadı..” tespiti kapsamında, borçluya ait evin 14.01.2009 günlü haciz işlemi sırasında gidilen adrese göre neresi olduğunun icra memurunun tanıklığı ile duraksamasız bir biçimde belirlenmesi,bundan sonra da ispat yükünün kime düşeceği konusunun ele alınıp, kanıtların buna göre değerlendirilmesi ile işin esası hakkında bir karar verilmesidir. Belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. SONUÇ: Davalı (alacaklı) ... vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 17/09/2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.