Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2008/4781 E. 2009/341 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/4781
Karar No
2009/341
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davadaki davalılar hakkındaki davanın atiye bırakılmasına, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödenen miktardan kalan 2.457,58.-YTL tazminatın, ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... duruşmada, aracı olaydan önce kati satış senediyle dava dışı ...'a sattığını, sorumluluğunun kalmadığını savunmuştur. Davalı ...'e duruşma davetiyesi tebliğ edilememiş, davacı vekili daha sonra davalılar hakkındaki davayı atiye bırakmıştır. Bu dosya ile birleştirilen davada ise davacı, sigortalısına ödediği miktardan kalan 2.457,58.-YTL tazminatın, davalı ...'dan tahsilini istemiştir. Davalı ..., davanın zamanaşımına uğradığını, aracı haricen sattığını ve sorumluluğunun kalmadığını savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamına göre, asıl davadaki davalılar hakkındaki davanın atiye bırakılmasına, birleştirilen davada ise davanın kısmen kabulü ile 2.337,06.-YTL tazminatın 18.7.2006 dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HUMK'nun 275. vd. maddelerine aykırı olarak uzman olmayan bilirkişiden rapor alınarak hüküm kurulmuşsa da temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dava TTK'nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. Sigortacı, sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren sigortalısının haklarına halef olur ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebilir. Mahkemece sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faize hükmetmesi gerekirken dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmayıp, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün HUMK. 438/7.maddesi hükmüne göre düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (b) bendindeki "18.7.2006 tarihinden (tevhitli)" ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine "22.11.2004 ödeme tarihinden" ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 60.00.-TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 2.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4781, K. 2009/341, T. 02.02.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2008-4781-e-2009-341-k-e276230bb23c