Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2008/2356 E. 2008/5234 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/2356
Karar No
2008/5234
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi ... malının bulunmadığını; ancak, babasından intikal eden taşınmazdaki payını akrabası olan diğer davalı ...’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalılar, davacının elinde aciz vesikası bulunmadığını, satışın muvazaalı olmadığını davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının aciz vesikası ibraz etmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçlu hakkında geçici (İİK. 105.madde) yada kesin (İİK 143.madde) aciz belgesi ibraz etmesi zorunludur. Mahkemece icra dosyasında mevcut haciz zabıtlarının geçici aciz vesikası hükmünde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir.Davanın dayanağı olan Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2005/3253 esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu için alınmış bir aciz belgesi bulunmamaktadır. Öte yandan borçlu sürekli adres değiştirmiş olup, gerek resmi kurumlarca bildirilen ve gerekse bilinen adreslerinde değişik tarihlerde yapılan hacizlerden de bir sonuç alınamamıştır. Ayrıca tapu sicil müdürlüklerinden gelen yazılarda da borçlu adına kayıtlı taşınmaz mal kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.Bu durumda borçlunun aczinin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece dava koşulunun varlığı kabul edilip tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gösterilecek deliller toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/2356, K. 2008/5234, T. 11.11.2008, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2008-2356-e-2008-5234-k-2f9be7307654