Yargıtay · 17. Ceza Dairesi
Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2015/20436 E. 2017/9320 K.
Konu: Karşılıksız Yararlanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2015/20436
- Karar No
- 2017/9320
- Karar Tarihi
- Konu
- Karşılıksız Yararlanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanık hakkında abonesiz ve sayaçsız olarak direk enerji alarak kullanım yaptığına dair kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın suça konu yerde ne kadar süredir tarımsal faaliyette bulunduğunun kesin bir biçimde belirlenmesinin ardından, söz konusu yerde keşif yapılarak suça konu dönemde normal kullanıma ve kurulu güce göre tüketilebilecek ortalama elektrik miktarının teknik bilirkişiye hesaplattırılması, alınan bilirkişi raporu sonucunda, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun bilirkişi raporu ile tespit edilen zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, "bilirkişi tarafından tespit edilecek normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Sanık hakkında iddaname ile TCK'nın mülga 142/1-(f) maddesinde düzenlenen elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan aynı Yasa'nın suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 163/3. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.