Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2010/8038 E. 2011/5616 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8038
Karar No
2011/5616
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı, kadastro sırasında adına tespit edilen 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazının bir bölünmünün yol olarak gösterildiğini iddia ederek, haritasında yol olarak gösterilen taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün 112 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklenerek 14.343,94 metrekare yüzölçümü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Kadastro sırasında 112 ada 1 parsel sayılı taşınmaz davacı adına tespit edilmiş olup davacının davası, kadastro sırasında haritasında yol olarak gösterilen ve hakkında kadastro tutanağı tanzim edilmediği anlaşılan taşınmaz bölümüne ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/son maddesi uyarınca kadastro mahkemelerinin görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesiyle başlar. Hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili davalarda kadastro mahkemeleri değil, genel mahkemeler görevli bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 142. ve hüküm gününde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 1 ve 7. maddeleri uyarınca mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca da görev kamu düzenine ilişkin olup, 114/c maddesinde dava şartları arasında sayılmıştır. Anılan yasanın 115. maddesi dava şartlarının yargılamanın her aşamasında re'sen araştırılması hükmüne amirdir. Hal böyle olunca mahkemece, kadastro sırasında hakkında kadastro tutanağı tanzim edilmeyen ve haritasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin bulunan davada, kadastro mahkemesinin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliği ile karar veridldi

Atıf: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8038, K. 2011/5616, T. 12.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-16-hukuk-dairesi-2010-8038-e-2011-5616-k-89458f01885e