Yargıtay · 15. Hukuk Dairesi
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2007/3492 E. 2008/2980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/3492
- Karar No
- 2008/2980
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Davada, Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/993 Esas 2004/123 Karar sayılı hükmü ile davalıdan aynen alınarak davacıya verilmesine karar verilen elektrik malzemelerinin, 2005 yılı birim fiyatlarıyla gerçek değerinin 19.522,16 YTL olduğu, anılan mahkeme kararıyla aynen teslimin mümkün olmaması durumunda hükmolunan 227.587.777 TL.nın fer’ileriyle birlikte 1.381,58 YTL olarak ödendiği, bu miktarın mahsubuyla geriye kalan 18.140,58 YTL zararın da ödenmesi gerektiği ileri sürülerek, davalıdan tahsili istenmiştir. Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını; davanın öncelikle bu sebeple reddi gerektiğini; aksi halde ise, Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 2002/993 Esas sayılı hükmüyle davacının tüm alacağının tahsiline karar verildiğini ve tahsil edildiğini ve BK’nın 105. madde hükmünde düzenlenen munzam zararın sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 227,58 YTL maddi zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/993 Esas ve 2004/123 Karar sayılı ve 18.04.2005 tarihinde kesinleşen hükmü ile bağlı dosyası kapsamı incelendiğinde; iş sahibi davacı müessesenin, vermiş olduğu elektrik malzemelerinin iadesini yüklenici şirketten ve aynen iadesinin mümkün olmaması durumunda ise, 3.417.341.660 TL. bedelinin 17.04.1998 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istediği ve mahkemece elektrik malzemelerinin aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde de 227.587.770 TL. bedelinin 03.02.1999 tarihinden
./.. s.2
15.H.D. 2007/3492 2008/2980
reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu dava da ise, anılan mahkeme hükmüyle aynen iadesine karar verilen elektrik malzemelerinin 2005 yılı birim fiyatlarına göre bedelinin davalıdan istenebileceği ileri sürülmektedir. HUMK’nın 75 ve 76. maddeleri hükümleriyle 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, maddi olayları açıklamakla davacı; olayın nitelendirilmesi ile uygulanması gereken yasa hükümlerini saptayıp olaya uygulamakla mahkeme ödevlidir. Somut olay nitelendirildiğinde, uygulanması gereken yasa hükmünün Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi hükmü olmayıp; aynen teslimine hükmolunan taşınır malların 2005 yılı itibariyle bedel farkının tahsili uyuşmazlık konusudur. Dava dilekçesinde de açıklandığı üzere; sözü edilen mahkeme hükmüyle aynen iadesine karar verilen taşınır malların mevcut olmaması sebebiyle kararda yazılı bedelinin fer’ileri ile birlikte davacı tarafından davalıdan tahsil edildiği sabit bulunmaktadır. İİK’nın 24/4. maddesi hükmü gereğince, mahkemece davalıdan aynen alınmasına karar verilen taşınır malın davalıda bulunmaması halinde, ilâmda yazılı değeri alınır. Somut olayda da, yukarıda açıklandığı üzere aynen iadesine karar verilen, elektrik malzemelerinin ilâmda yazılı değeri davalıdan tahsil olunmuştur. Bu dava ile hükmü kesinleşen Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/993 Esas sayılı hükmü ile sonuçlandırılan davanın tarafları, dava konusu, dava sebebini teşkil eden maddi olay aynıdır. Buna göre, HUMK’nın 237. maddesi hükmü gereğince, sözü edilen Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen hükmü, taraflar yönünden kesin hüküm niteliğinde olup; olumsuz dava şartı olan kesin hükmün varlığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece doğrudan gözetilmesi gerektiği halde; mahkemece, davanın reddi yerine, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 05.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...