Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2014/5459 E. 2016/8598 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2014/5459
Karar No
2016/8598
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK' nın 155/1, 43, 62, 52/2, 53 51/1-3-6-7-8 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet

Güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanıklardan ...'un serbest muhasebeci olarak görev yaptığı, muhasebeci belgesi bulunmayan ...’in de gayri resmi ortağı olduğu, bu kapsamda sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanın kendilerine yatırması için verdiği sigorta primlerini kuruma yatırmamak suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; 1-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı kanun maddesinin 1. bendinde gösterilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, anılan maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmında tamamen çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, diğer sanık ...’nin de soruşturma aşamasındaki beyanında, bütün sorumluluğun kendisinde olduğunu, paraların kendisine teslim edilmesine rağmen kuruma yatırmadığını, ...’un olaylarla bir ilgisinin bulunmadığını belirtmesi, tanıklar ... ile ...’in de bu ifadeleri doğrulayacak şekilde, patronlarının ... olduğunu, aldıkları parayı ona teslim ettiklerini ifade etmeleri hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, beraatı yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine hükmolunması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı kanun maddesinin 1. bendinde gösterilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/5459, K. 2016/8598, T. 14.11.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2014-5459-e-2016-8598-k-0232dbbb506f