Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2014/16603 E. 2017/18139 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2014/16603
- Karar No
- 2017/18139
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat 2- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 207/1, 43/1, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlarına ilişkin hükümler ile sanık ...'ın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ...'ın, 12/05/2005 tarihinde Eskişehir'de işyeri olduğuna dair gerçeğe aykırı işyeri bildirgesi düzenlediği ve diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... lehine 13/05/2005 ve 09/06/2005 tarihli gerçek dışı hizmet bildirimleri düzenleyerek sanıkların işyerinde çalışmaya başladıklarını SGK'ya bildirdiği, lehine sahte hizmet bildirimleri yapılan sanıkların tedavi giderlerinin katılan kurum tarafından ödenmesi suretiyle kurumun zarara uğratıldığı iddia edilen olayda; 1- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların inkara yönelik savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 2- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesi; 09/06/2005 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/07/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.