Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/21581 E. 2013/19844 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21581
Karar No
2013/19844
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır. Somut olayda; şikayetçi (müteveffa) ...'ın torunu olan sanık ... ile diğer sanık ...'in birlikte hareket ederek, şikayetçi ...'ye ait nüfus cüzdanını alıp notere gittikleri ve şikayetçi ... adına kayıtlı taşınmazların satışı için sanık ...'ye vekaletname çıkartıp yanlarında getirdikleri yaşlı bir bayanı ... olarak göstererek vekaletnameye parmak bastırdıkları, aldıkları vekaletnameyle taşınmazları sanık ...'in oğlu olan ve beraat eden diğer sanık ...'e satılmış gibi göstererek devrettikleri, ayrıca sanık ...'nin babası olan diğer sanık ...'nin babası olan ...'ın 1990 yılında ölmüş olduğu, sanıklar ... ile Mehmet'in bu sefer ...'a ait sahte nüfus kaydı düzenleyerek ...'ı ölmüş olarak gösterip sanık ...'yi de ... ve ...'nin tek çocuğu gibi göstererek veraset ilamı almak için yazdıkları dilekçeyi sanık ...'ye imzalatarak ...Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müracaat ettikleri, yine sanık ...'nin babası olan sanık ...'den gayrimenkulleriyle ilgili tüm işlemleri yapabilmek için vekaletname aldıktan sonra ...Tapu Müdürlüğü'ne giderek ...'a ait portakal bahçeleriyle evini sanık ...'ye miras yoluyla intikalini sağladığı, yine sanık ...'nin diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek gayrimenkulleri olduğunu düşündüğü akrabalarına ait sahte nüfus kayıt örnekleri düzenleyerek yine Sulh Hukuk Mahkemesi'nden veraset ilamı aldıkları ancak bu kişilere ait gayrimenkul bulunmadığından veraset ilamlarıyla herhangi bir işlem yapmadıkları sabit olmakla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, TCK'nın 53. maddesinin hatalı olduğuna dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. 1-Her üç sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, ayrıca sanık ... hakkında da nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve Mehmet müdafii ile sanık ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ile ...hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Şikayetçi (müteveffa) ... ile müteveffa ...'ın sanık ...'nin anne ve babası, sanık ...'nin ise babaanne ve dedesi olması, ... ve ...'ın diğer mirasçılarıyla sanıklar arasında da yakın akrabalık ilişki bulunması nedeniyle, nitelikli dolandırıcılık suçu açısından TCK'nın 167/1.b ve 167/2. maddesi uyarınca sanıklar hakkında şahsi cezasızlık sebepleri olup olmadığı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/21581, K. 2013/19844, T. 11.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2012-21581-e-2013-19844-k-b203e19034db