Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1733 E. 2013/14079 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/1733
Karar No
2013/14079
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1.d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılması, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır. Sanığın, çalıştığı işyerinde bulduğu "... ..." adına düzenlenmiş sürücü belgesindeki fotoğrafı çıkararak kendi fotoğrafını yapıştırdığı ve ...'a giderek şikayetçiye ait "rent a car" firmasından günlüğü 65 TL'ye dört günlüğüne araç kiraladığı, araç kiralarken sahte sürücü belgesini ibraz ettiği ve "... ..." adına düzenlettiği araç kira sözleşmesini imzaladığı, kiraladığı bu araçla ... ilçesine giden sanığın aracında emniyet mensuplarınca yapılan aramada esrar çıkması üzerine ayrı bir soruşturma başlatıldığı, sanığın savunmasında şayet yakalanmasaydı aracı katılana iade etmeyi düşünmediğini beyan ettiği, böylece sanığın sahte sürücü belgesi kullanıp hileli hareketlere haksız menfaat elde ederek dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'nin maddi varlıklarından sayılan sürücü belgesi kullanılması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 158/1.d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son madde hükmü uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1733, K. 2013/14079, T. 25.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2012-1733-e-2013-14079-k-810e724e3dbb