Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1545 E. 2013/20089 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/1545
Karar No
2013/20089
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın, kardeşi tanık Adem’e ait karavanı kendisine ait olduğunu söyleyerek müştekiye 2000 TL'ye sattığı ve böylece üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunmasında karavanı sahibi olan kardeşi Adem’in talimat ile sattığını beyan ettiği ancak tanık olarak dinlenen tanık ... kendisine ait olan karavanı satması konusunda sanığa talimat vermediğini, sanığın karavanı bilgisi dışında satıp parasını da alıp ortadan kaybolduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın kendisine ait olmayan karavanı hileli hareketlerle satmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E, 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezalarının alt sınırın üzerinde 30 tam gün olarak tayin edilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezalarına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “ 10 gün” , “8 gün” ve “160 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “ 1 gün”, “ 1 gün” ve “20 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1545, K. 2013/20089, T. 16.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2012-1545-e-2013-20089-k-a4bfd32d3a42