Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1480 E. 2013/20138 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/1480
Karar No
2013/20138
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...'in, oto boyacılığı yapan tanık ...’ın işyerine ... plakalı araçla giderek boyatmak istediği bir aracının olduğunu söylediği, tanığın, işlerinin yoğun olduğunu belirterek önceden tanıdığı sanığı, oto boyama işi yapan katılanın işyerine götürdüğü, sanığın, katılana evinin yanında boyanacak yeşil renkli ... marka bir aracının olduğunu boyayıp boyayamayacağını sorduğu, kabul etmesi üzerine, sanığın kullandığı araç ile yola çıktıkları, bu sırada tarafların iş karşılığında 1.100,00 TL paranın ödenmesi üzerine anlaştıkları, bu anlaşmadan sonra sanığın, aracın yabancı uyruklu birisine ait olduğunu, bu kişinin kendisine 1.000 Euro bıraktığını, parayı peşin vereceğini, dövizin yabancı kişinin oturduğu sitenin bekçisinde bulunduğunu, para üstünü yine döviz olarak iade etmeleri gerektiğini beyan ettiği, bunun üzerine katılanın, tanık ...’dan 1.000,00 TL borç para aldığı ve sanık ile birlikte bir döviz bürosuna giderek katılanın elinde bulunan parayı dövize çevirttikleri, tekrar arabaya bindikten sonra sanığın katılana ait olup TL’den dövize çevrilen parayı torpido üzerine koyduğu, döviz bürosundan sanayiye doğru gittikleri sırada, sanığa telefon geldiği, karşıdaki kişiyle görüşen sanığın, katılana kullandıkları aracın emanet olduğunu, sahibinin aracı geri istediğini beyan ederek, site bekçisinde bulunan parayı almaya ve boyanacak arabayı teslim etmeye katılanın arabasıyla gitmeyi teklif ettiği, katılanı araçtan indirdikten sonra ona, ... petrol istasyonuna gideceğini kendisini oradan almasını istediği, bu arada paranın sanığın kullandığı araç içerisinde kaldığı, kısa bir süre sonra katılanın dükkânın önünden kendi aracıyla ... petrolün önüne gittiği, ancak sanığın kayıplara karıştığını görünce şikayetçi olduğu anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1480, K. 2013/20138, T. 16.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2012-1480-e-2013-20138-k-cf612e431b5c