Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/1308 E. 2013/20064 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/1308
Karar No
2013/20064
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın temyize gelmeyen ... ile birlikte hareket ederek, katılana önce "satış yapacağımız çarşı var mı, yardımcı olursan bedava cep telefonu veririz" diye yakınlık sağlayıp ikna ettikten sonra, gerçekte değeri olmayan ancak 3.500-4.000 Euro olduğunu söyledikleri saatlerden satma konusunda anlaştıkları, katılanın bankadan para çekmek için gittiği sırada olanları izleyen sivil polisin şüphelenerek katılana sorması ile olayın ortaya çıkması şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda, eylemin dolandırıcılık vasfında bulunduğuna dair mahkemenin kabulünde aşağıda yazılı nedenler dışında isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, sabıkalı olan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken “daha önce suç işlemiş olması" denilmek suretiyle kişilik özelliklerinin de incelendiğinin anlaşılması ve gerekçenin bu nedenle yeterli bulunması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak; TCK'nın 157/1. maddesi ile kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümdeki "30, 15 ve 12 gün karşılığı adli para cezası" yerine "5, 2, ve 1 gün karşılığı adli para cezası"; "240,00 TL" yerine "20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına", ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1308, K. 2013/20064, T. 16.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2012-1308-e-2013-20064-k-9faf6efabbbd