Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/66511 E. 2013/9782 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/66511
- Karar No
- 2013/9782
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ...’ın, şikayetçi ...'nın yetkili olduğu şirketten yapmış olduğu alışveriş karşılığında suça konu Akbank ... şubesine ait ... adına düzenlenmiş 28.10.2007 keşide tarihli 5.500 TL bedelli çeki ciro ederek şikayetçiye verdiği, daha sonra tahsil için bankaya yapılan müracaatta çekin sahte olduğunun anlaşıldığının iddia edildiği olayda; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1)Türk Ticaret Kanunu’nun 780.maddesinde "vergi kimlik numarasının" çekte aranan zorunlu unsurlardan olmaması nedeniyle suça konu çekin TTK'ya göre kambiyo senedi niteliğinde olup, sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, çekte vergi kimlik numarası bulunmadığından bahisle, suçun vasfında yanılgıya düşülerek, TCK’nın 207.maddesi gereğince özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, 2)Sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK'nın 58/6.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün karar yerinde belirtilmemesi ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun hükümleri gereğince, sanık hakkında TCK'nın 58.maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 3)TCK'nin 58 ve 5275 sayılı Kanun’un 108.maddeleri uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, önceki cezanın hapis ya da adli para cezası olmasının bir önemi bulunmamakta ise de, tekerrür hükümlerinin uygulamasını gerektiren son cezanın hapis olmasının zorunlu olması karşısında; sanık hakkında hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezası yönünden de 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince sahtecilik suçundan hüküm kurulurken sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.