Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/66053 E. 2013/9729 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/66053
Karar No
2013/9729
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıklardan ...'un katılanın zilliyetliğinde bulunan...plaka sayılı aracı satın almak için araca talip olduğu, yapılan pazarlık sonucu 19.000 TL ye anlaştıkları, anlaşmanın yapıldığı günün pazar günü olması sebebiyle pazartesi günü sözleşme yapmak için ... 3. Noterliğine gittikleri, burada sanık ...'in diğer sanıklardan ...'nin altınlarını bozdurup araca karşılık vereceklerini belirterek birlikte kuyumcuya gittikleri, kuyumcunun yeterli nakit parasının olmadığını söyleyerek altınları bozmaması üzerine katılana sanık ...'in borçlu, diğer sanık ...'nin kefil olarak imza attığı 19.000 TL lik bir bono verdikleri ve aracın 09.07.2007 tarihinde sanığa devredildiği, sanığın sattıkları mal karşılığı para geleceğini belirtip birlikte sanıkların köyüne gittikleri, daha sonra bir aksilik çıktığını belirtip, para geldiğinde ödeyip senedi alacaklarını söylemeleri üzerine katılanın aracı sanığa bırakarak köyden ayrıldığı, paranın verilmemesi üzerine katılanın sanığı aradığı ve sanığın annesinin vefat ettiğini söyleyerek katılanı oyaladığı ve aracı 11.09.2007 tarihinde satarak dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla, hileli davranışlarla haksız menfaat temin edilmesi nedeniyle tebliğnamede yer alana eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna dair görüşe iştirak edilmeyerek, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66053, K. 2013/9729, T. 27.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-66053-e-2013-9729-k-72ae50bb832e