Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/25990 E. 2012/44002 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/25990
Karar No
2012/44002
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihlerinin her bir sanık yönünden ayrı ayrı gösterilmemesi mahkemesince düzeltilmesi mümkün usulü eksiklik olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 1-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2009 tarih ve 2009/36501 esas nolu iddianamesi ile 1980 doğumlu kızı ...'nın 1601199519025 sigorta sicil numarası ile 11.03.1997 tarihinde SSK'lı olarak çalışmaya başladığı ve ayrıca 14.08.2002 tarihinde de evlendiği halde bu durumu katılan kuruma bildirmeyerek bu dönemlere ait 123.30 TL'lik sağlık ödemesini haksız olarak kuruma ödettirmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, sanığa ilişkin soruşturma evraklarına göre 13.06.2006 tarihli tedavi yardım beyannamesinde eşi ... ile başkaca kızı ... hakkında beyanda bulunup, iddiaya konu kızı ... hakkında bu beyanname ile herhangi bir beyanda bulunmadığı, dolayısıyla ... hakkındaki tedaviler nedeniyle katılan kurumca yapılan son ödeme tarihi olan 03.06.2002 gününün suç tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın aynı kanunun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yasanın CMUK 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından "sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun kast unsurunun oluşmaması nedeniyle sanığın müsnet suçtan BERAATİNE" bölümünün çıkarılıp yerine " 5271 sayılı CMK nın 223/8 maddesi gereğince " sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Diğer tüm sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelen katılan vekili ile sanıklar ...,...,..., ...,..., ...,...,..., ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; PTT Başmüdürlüğü Posta İşletme Merkezinde çalışan sanıkların, katılan kuruma düzenleyip ibraz ettikleri tedavi yardım beyannamelerinde, başka sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olmaları nedeniyle katılan kurumun sağlık yardımından yararlanmamaları gereken yakınlarını bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri arasında göstererek yapılan sağlık harcamalarının katılan kurum tarafından karşılanmasına sebebiyet vermeleri şeklinde belirlenen eyleminde, sanıkların beyannamelerinde gösterdikleri anne, baba, eş ve çocuklarının bağkur ve ssk kapsamında sağlık yardımına müstehak sayılmalarından dolayı tabi oldukları ilgili sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak kazanacağı ve kurumun herhangi bir zararı söz konusu olmayacağı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içerğine göre katılan vekili ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5.maddesi gereğince, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar ...,...,..., ..., ..., ...,..., ..., ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 2.000.00 TL vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/25990, K. 2012/44002, T. 15.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-25990-e-2012-44002-k-1443fda5c5e1