Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/24604 E. 2013/8382 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/24604
- Karar No
- 2013/8382
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan vekilinin temyizinin sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık yapmaya karar verdikleri, bu kapsamda soruşturma aşamasında evrakı tefrik edilen ... ile birlikte...Tekel bayiini devralmalarına rağmen, ruhsat kaydını almadıkları, kira, su ve elektrik aboneliğini ise ... adına yaptıkları, ayrıca ... mahallesinde depo olarak bir yer kiraladıkları, katılanın işlettiği işyerinden daha öncesinde mal siparişinde bulunup parasını ödedikleri, olay tarihinde de 14.000 TL'lik mal siparişinde bulundukları ve adres olarak da deponun adresini verdikleri, teslimat anında sanık ... ile evrakı tefrik edilen ...nin bulunduğu, sanık ...'un “para hazırlamaya gidiyorum” diyerek şirket elemanlarının yanlarından ayrıldığı, teslim edilen malların parasını almak üzere şirket elemanlarının...Tekel bayiine gittikleri, burada sanık ...’un, parayı ...'un getireceğini söyleyerek onları oyaladığı, bu sırada da ...’un 14000 TL'lik tekel malzemesini depodan, parası katılana ödemeden kaçırdığı, şikayet üzerine yapılan araştırmada sanıklar tarafından teslimat yeri olarak gösterilen ve suça konu tekel malzemelerinin boşaltıldığı yerin boş olduğunun tespit edildiğinin iddia edildiği olayda; 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Soruşturma aşamasında dinlenen ve olayla ilgili bilgileri bulunduğu anlaşılan Ufuk Metiner ile Yaşar Koç’un mahkemeye çağrılarak, tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak beyanlarının alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.