Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/22851 E. 2013/6707 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/22851
- Karar No
- 2013/6707
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın, ... taksi durağında taksicilik yapan müştekinin yanına gelerek, kardeşinin kaza yaptığını, kaza yerine götürüp geri getirme karşılığı 20.00 TL'ye anlaştığı, taksi ile bir süre dolaştıktan sonra bir yerde durarak parayı verip geliyorum diyerek araçtan indiği, bilahare geri gelerek paranın yetişmediğini söyleyip müştekiden 50.00 TL aldığı ve ... Caddesine gittiklerinde parayı vereceğim dediği, ... Caddesinde Kamil Koç yazıhanesinin önüne geldiklerinde, arabadan inerek hemen geliyorum diyerek ortadan kaybolduğu, sanığın bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla ikna ettiği müştekiden toplam 70.00 TL haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, üzerine atılı suçun subut bulduğuna dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Hükmün birinci fıkrasında yer alan ''sanığın TCK.nun 157/1 maddesi uyarınca, 50 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ve beşinci fıkrasındaki "sanığa verilen adli para cezasının günlüğü TCK'nun 52/2. maddesi gereğince 20 ytl’den paraya çevrilerek 1.000 ytl adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yerine sırasıyla ''sanığın TCK'nun 157/1 maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen 5 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL.den paraya çevrilerek 100 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına," yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.