Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/22718 E. 2013/6346 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/22718
Karar No
2013/6346
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi de gözetilerek CMUK'un 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın borçlusu katılan olarak görünen 750 TL bedelli, 25.09.2006 keşide ve 25.12.2006 ödeme tarihli bonoyu icra takibine koyduğu, katılanın imzanın kendisine ait olmadığına dair iddiası ve sanığın suça konu bononun ... yerinden yaptığı alışveriş karşılığında katılanın kardeşi ... tarafından imzalandığını, bonoyu kendisinin düzenlediğini ve yanlışlıkla borçlu kısmına "..." yerine "..." yazdığını savunması karşısında yapılan imza incelemesi sonucu, bonodaki yazıların sanığa ait olduğu, borçluya ait imzanın katılana ait olmadığı, sanık ve tanık ...'ya ait olup olmadığının tespit edilemediğinin anlaşılması nedeniyle, sanığın dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği somut olayda; Sanık, katılan ve tanık ...'nın imza ve yazı örneklerinin yanı sıra başka amaçla atılmış samimi imzalarını içeren belge asılları ve suça konu bono aslı karşılaştırılıp, bonodaki yazı, rakam ve imzaların kimin eli ürünü olduğu hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken,eksik rapora dayanılarak hüküm tesisi, Kabule göre, 1-24.07.2008 tarihli 2. celsede, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nde imza incelemesi yaptırılmasına dair ara karardan vazgeçilmesi konusunda duruşmada hazır bulunan sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının rızalarının bulunup bulunmadığı açıkça sorulup tutanağa geçirilmeden karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 206/3.maddesine aykırı hareket edilmesi, 2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini, 3-... Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması gerektiği, sanığa yüklenen dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçundan ... herhangi bir maddi zararının bulunmadığı da gözetilerek kayden sabıkasız olan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “kişilik özellikleri göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/22718, K. 2013/6346, T. 08.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-22718-e-2013-6346-k-b4fdf00e9baf