Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/18763 E. 2013/2671 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/18763
- Karar No
- 2013/2671
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın olay günü katılana ait işyerine onun olmadığı bir zamanda gelip işyerine geçici olarak bakan tanık ...’a bilgisayara program yükleyeceğini söyleyerek katılanın telefon numarasını istediği, onun da numarayı vermesi üzerine katılanı arar gibi yapıp konuşma taklidi yaparak dışarı çıktığı, kısa bir süre sonra da gelip bilgisayarı fişinden çekerek 10-15 dakika sonra getireceğini söylemek suretiyle hızlıca uzaklaşması şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak, Sanık hakkında verilen cezanın TCK 'nın 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, sabıka kaydındaki en ağır olanın tekerrüre esas alınması gerekirken iki mahkumiyet hükmünün de belirtilmesi, Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle halen yürürlükte bulunan 326/son maddesinde belirtilen, lehe temyiz davası üzerine aleyhe değiştirilmemesi kuralı uyarınca, sabıkasındaki tekerrüre esas olabilecek ilamlardan ceza miktarı bakımından en hafif olanının dikkate alınması gerektiği de gözetilerek, tekerrüre ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “sanığa ait adli sicil kaydına göre, 'Adana 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/814 Esas - 2007/405 Karar sayılı mahkumiyet kararı nedeniyle, sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine'' şeklinde yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/02/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.