Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/18689 E. 2013/2537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/18689
Karar No
2013/2537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olaya gelince; sanıkların, olay tarihinde yakınanların işyerlerine giderek, maliyeden veya sigortadan geliyormuş itibarı yaratıp, sigortasız işçi çalıştırmak, kayıtlarının eksik olması gibi konularda başlarına iş açılabileceği, fazla miktarda ceza alabilecekleri şeklinde beyanlarla kendilerini baskı altına alıp, kandırarak, bağış adı altında farklı miktarda paralar aldıkları şeklinde gelişen eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde tarif edilen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/18689, K. 2013/2537, T. 12.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-18689-e-2013-2537-k-f9c76ef589f3