Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/14783 E. 2012/39428 K. – Hizmet Nedeniy
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/14783
- Karar No
- 2012/39428
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: ... isimli kişinin ... Pazarlama Limited ve ... Madeni Eşya Pazarlama limited şirketlerinin yetkilisi olduğu, her iki şirketin aynı gerçek kişiler tarafından yönetildiği, sanığın da bu şirketler bünyesinde tek ... yaparak tek ücret aldığı, bu nedenle iki ayrı şirket bünyesinde çalıştığı gerekçesiyle iki ayrı suçtan hüküm kurulması gerektiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın aynı kişilerce yönetilen ... Hello Pazarlama ... Ticaret Limited şirketinde 9 ay süreyle işçi olarak çalıştığı, sanığın müşterilerden tahsil ettiği toplam 9.610.00 TL parayı tahsil etmesine rağmen, tahsilatı çalıştığı şirkete teslim etmeyerek kişisel gereksinimleri için harcadığı, sanığın bu durum nedeniyle 15/09/2005 vade tarihli senet imzaladığı ve zimmetine para geçirdiğini kabul ettiği, bu hususun 11/07/2005 tarihinde tutanak altına alındığı, tutanak mümzilerinin ve diğer tanıkların, senet ve tutanağın sanık tarafından kendi rızasıyla imzalandığını belirttikleri olayda sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Yasa'nın 53.maddesi 1.fıkrasının a,b,d ve e bendinde yer alan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı fıkranın c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, her iki suçtan kurulan hükümlere "sanığın, 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1/a, b, d, e bendindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlesi eklenmesi ve dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde yer alan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/06/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.