Yargıtay · 14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2009/8755 E. 2009/12054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/8755
- Karar No
- 2009/12054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.07.2002 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 14.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.11.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, mülkiyeti davalıya ait 541 parsel sayılı taşınmazın 500 m2 yüzölçümündeki bölümünün 12.11.1980 tarihli sözleşmeyle satışının vaat edildiğini, bu bölüm üzerine bina yaptığını, 541 sayılı parselin imar çalışmalarında ifraza tabi tutulduğunu ve binanın 2253 sayılı parsel üzerinde kaldığını, TMK m.724’de hükme bağlanan temliken tescil koşullarının gerçekleştiğini, 2253 sayılı parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, 2253 sayılı parsel üzerindeki binanın kendisi tarafından yapıldığını, davacının malzeme maliki olmadığını, satış vaadi sözleşmesi bedelinin ödenmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 12.11.1980 günlü satış vaadi sözleşmesi kapsamında kalan taşınmazın ifraz olanağı bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. ./.. 2009/8755 - 2009/12054 -2- Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca Noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Satış vaadi sözleşmeleri bir taşınmaz satış aktini içermez. İlerde yapılacak satım sözleşmesinin ön aktidir. Eldeki davada davacı, satış vaadi sözleşmesine dayanmamış kendisine satış vaadi sözleşmesiyle teslim edilen arazi kısmına malzemesiyle ve iyi niyetle bina yaptığını ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayanıp temliken tescil isteminde bulunmuştur. Bina 2253 sayılı parsel üzerinde kaldığından, binanın kapsadığı alanın ayrıca ifrazının mümkün olup olmadığını araştırmak gerekmez. Mahkemece yapılması gereken iş, Türk Medeni Kanununun 724.maddesinde öngörülen temliken tescil koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğini mevcut delillerle veya bu maddeye göre sunulacak diğer delillerle araştırıp, bunun sonucuna uygun hüküm kurmak olmalıdır. Davanın vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek istem yazılı olduğu şekilde reddedildiğinden karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 625,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 03.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.