Yargıtay · 14. Ceza Dairesi

Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2012/11328 E. 2012/9412 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
14. Ceza Dairesi
Esas No
2012/11328
Karar No
2012/9412
Karar Tarihi

ÖZET: TARİKAT LİDERİ OLDUĞUNU İDDİA EDEREK DERGAH AÇAN SANIĞIN DİNİ DUYGULARI İSTİSMAR EDEREK MAĞDURLARIN İRADELERİNİ FESADA UĞRATIP, HİLE KULLANMAK SURETİYLE ELDE ETMİŞ OLMASI SE­BEBİYLE İTİBAR EDİLEMEYECEK OLAN İRADE AÇIKLAMALARI NİTELİĞİNDEKİ İFSAD EDİLMİŞ RIZALARI İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ORAL, VAJİNAL VE ANAL YOLLARDAN CİNSEL İLİŞKİYE GİRME EYLEMLERİNİN NİTELİKLİ CİNSEL SAL­DIRI SUÇUNU OLUŞTURACAĞI VE RIZANIN GEÇERLİ OLDUĞUNDAN BAHSE­DİLEMEYECEĞİ GÖZETİLMELİDİR. Nitelikli cinsel saldırı (19 kez), müstehcenlik ve 677 sayılı Kanun’a mu­halefet suçlarından sanık Uğur’un yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçlarından beraatine, diğer atılı suçlardan mahkumiyetine dair (Bursa Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi)’nden verilen 12.12.2011 gün ve 2011/318 Esas, 2011/559 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcıları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye gön­derilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında müstehcenlik ve 677 sayılı Kanun’a muhalefet suçla­rından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 677 sayılı Kanun’un 1/3. maddesi uyarınca sanık hakkında hapis ce­zasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilme­mesi bu suçtan kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen tem­yiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlerin in­celenmesine gelince; Tarikat lideri olduğunu iddia ederek dergah açan sanığın, mağdurları cinsel organını ağzına alarak ve erekte ettikten sonra çıkan meniyi yutarak badelenmeleri, daha da mertebelerinin yükselmelerini istiyorlarsa, sır odası denilen kapalı mekanda kapıyı kilitledikten sonra mağdurelerle vajinal, mağ­durlarla anal yoldan ilişkiye girmelerini ve kendisine bu şekilde tabi olmalarını, bunun Allah’a yaklaşmak amacıyla yapılmasının gerekli olduğunu anlatarak ve içeriğinin ne olduğu anlaşılamayan bir sudan mağdurların rızaları ile içme­meleri halinde zorla ağızlarından akıtarak içmelerini sağlayarak, mağdurların bir kısmının nişanlı ya da eşlerini badelenme tabir edilen eylem ve cinsel ilişki için dergaha getirecek kadar sanığa inanıp aldanmaları gözetildiğinde, sanığın dini duyguları istismar ederek mağdurların iradelerini fesada uğratıp, hile kullanmak suretiyle elde etmiş olması sebebiyle itibar edilemeyecek olan irade açıklamaları niteliğindeki ifsad edilmiş rızaları ile gerçekleştirdiği oral, vajinal ve anal yollardan cinsel ilişkiye girme eylemlerinin, mağdurlar Murat, Metin, Çetin, A.Rıza, Ümüt, Mustafa, İsmail, Ahmet, İlyas, Mesut ve A.Can ile mağ­dureler Aysun, Emine, Gamze ve Birgül’e yönelen birden fazla nitelikli cinsel saldırı eylemleri nedeniyle TCK’nın 102/2 ve 43. maddeleri, mağdurlar Yılmaz ve Ercan ile mağdureler Ayşe ve Nigar’a yönelik birer defa gerçekleşen ey­lemleri nedeniyle TCK’nın 102/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, mağdurların cinsel ilişkiye rızalarının geçerli olduğu biçimindeki yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararları verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi gereğince (BOZULMA­SINA), 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2012/11328, K. 2012/9412, T. 03.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-14-ceza-dairesi-2012-11328-e-2012-9412-k-29cdce21d194