Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2010/12770 E. 2011/1292 K. – Uyarlama
Konu: Uyarlama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/12770
- Karar No
- 2011/1292
- Karar Tarihi
- Konu
- Uyarlama
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davaya konu yeri 13.03.2007 tarihinde yapılan sözleşme ile aylık 4.815 TL kira bedeli üzerinden büfe olarak kiraladığını, sözleşmeden sonra ruhsat almak için Belediyeye başvurduğunu, belediye tarafından davaya konu yerin altında tarihi hamam temelleri olduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğini, sözleşme tarihinden sonra Kültür ve ... Varlıkları Koruma Kurulu tarafından yapılan 25.06.2007 tarihli ilk toplantıda büfe yapılmasına onay verilmediğini, onayın verilmesi için beklendiğini,ilgili kurulun 20.03.2008 tarihinde çay ocağı olarak bir başka yerin kullanılmasına onay verildiğini, ruhsat alabilmek için 28.04.2008 tarihinde yeniden sözleşme yaptığını ve bir sene dolması nedeniyle kira bedelinde yıllık artış yapıldığını, kiralan yer ile ruhsat verilen yerin farklı olması ve çay ocağının gelirinin farklılığı nedeniyle 5.056 TL olan kira bedelinin düşürülmesini ve yeniden tespitini talep etmiştir. Davalı, davacının sözleşme yaptığı tarih itibariyle dava dilekçesinde ileri sürdüğü şartları bilerek sözleşmeyi imzaladığını,davacının davaya konu yeri kullanması nedeniyle bir zararının bulunmadığını belirterek davanı reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 2010/12770 2011/1292 Yürürlükte bulunan hukuk sistemimizde sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ilkeleri kabul edilmiştir. Taraflar kanuna, ahlak ve adaba, kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler. (B.K.19-20md.)Bu ilkelere göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Kira sözleşmeleri iki taraflı borç doğuran sözleşmeler olup, Kiracı kiralananı sözleşmenin amacına uygun surette kullanmaya ve işletmeye mecbur olduğu gibi, kiraya veren ise kiralananı sözleşme gereğince kullanıma salih bir halde ve her türlü ayıptan ari olarak kiracıya teslim ve sözleşmenin devamı müddetince de bunu sağlamak zorundadır.Borçlar yasasının 249.maddesi gereğince; kiralananın sözleşmede amaçlanan biçimde kullanılmasının olanaksız olması halinde kiracının sözleşmenin feshini isteme veya kira bedelinden tenzilat talep etmeye hakkı mevcuttur. Davaya konu yer davacı tarafından 13.03.2007 tarihli kira sözleşmesi ile büfe olarak davalı idareden kiralanmış olup,davacı kira sözleşmesinden sonra 28.03.2007 tarihinde ... Belediye Başkanlığına başvurarak ruhsat talebinde bulunmuş,bu ruhsat başvurusu ... Belediye Başkanlığının 03.04.2007 tarihli cevabi yazıları ile ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma bölge kurulunun 18.09.2006 tarihli kararına atıf yapılarak,ilgili kararda kafeterya ve satış birimlerinin altında tarihi hamam temellerinin bulunması nedeniyle çevre düzenlemesi projesinin iptal edildiği ve kurul kararında ruhsata konu yer için bir alan belirtilmediğinden dolayı ruhsat talebi reddedilmiştir.Ayrıca ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma bölge kurulunun 25.06.2007 tarihli kararında büfe ve çevresine ait çevre düzenleme projesinin uygun olmadığı,çevre düzenlemesine ilişkin uygulamaların durdurulmasına ve yeni sunulacak cevre düzenleme projesinin ileride değerlendirilmesine karar verilmiş,aynı kurulun 20.03.2008 tarihli kararında kurula sunulan ve uygun görülen çevre düzenleme önerisine göre seyyar çay ocağının yapılabileceğine karar verilmiştir.... Belediye Başkanlığının 02.04.2008 tarihli dosyada mevcut yazıları itibariyle davacının çay ocağı olarak işletmek üzere ruhsat talebinde bulunduğu, 25.04.3008 tarihli çay ocağı ruhsatı konulu yazısı ile başvuru talebinin kabul edildiği ve sonrasında davacı tarafından 28.04.2008 tarihinde davalı idare ile önceki sözleşme şartları dahilinde yeniden sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır.Tüm dosya içeriği itibariyle davaya konu yer her ne kadar 13.03.2007 tarihli kira sözleşmesinde belirlenen şekilde büfe olarak kullanıma uygun halde teslim edilememiş ise de,davacı BK 249. maddesindeki sözleşmeyi fesih veya kira 2010/12770 2011/1292 bedelinden tenzilata ilişkin 1 yıllık kira süresi boyunca davalı taraftan herhangi bir talepte bulunmadığı gibi, 02.04.2008 tarihinde davaya konu yeri çay ocağı olarak işletmek üzere ruhsat başvurusunda bulunmuş ve ruhsat talebinin ... Belediyesi tarafından uygun görülmesi üzerine, 28.04.2008 tarihinde geriye dönük 01.01.2008 tarihinden itibaren 31.12.2008 tarihine kadar aynı şartlarla yeni bir kira sözleşmesi imzalamıştır.Sözleşme serbestisi çerçevesinde davacının sözleşmeyi taşınmazın mevcut haliyle benimsediğinin kabulü gerekir.Hal böyle olunca mahkemece davanın reddi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Sonuç;Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.