Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/3579 E. 2008/10619 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/3579
- Karar No
- 2008/10619
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Toki ve ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ...’dan göçmen olarak geldiğini, ilgili Devlet Bakanlığı’nın göçmen evleri projesi kapsamında davalı bankadan kredi kullanmak suretiyle bir konut satın aldığını,konutun 1992 yılında teslim edildiğini ve tapuda devrin gerçekleştiğini, teslim edildiği tarih itibarıyle ödenen peşinat ve taksitler toplamının inşaat maliyetinden düşülerek,bakiye borcun hesaplanacağı,kalan borcun taksitler halinde 10 yılda ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen bu taahhüdün yerine getirilmediğini,konut teslim tarihi itibarıyle toplam 15.200.000 TL ödediğini,mahsup işleminin bugüne kadar yapılmadığını,peşin ödeme indiriminden yararlanmak için bakiye taksit borçlarını ödediğini ileri sürerek,1991 ve 1992 yıllarında konut teslim tarihinden önce ödediği toplam 15.200 TL nın taşınmaz rayiç değerleri yada TÜFE oranlarına göre güncelleştirilmek suretiyle hangisi lehine olacak ise o değer baz alınmak suretiyle bulunacak miktardan şimdilik 10.000YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, ... ve Toki tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı ...’dan 1989 yılında göçmen olarak geldiklerini, davalının 1990 yılında başlattığı proje kapsamında kendilerine konut yapmayı taahhüt ettiğini, bu 2008/3579-10619 taahhüt nedeniyle davalı hesabına 2.500.000 TL. para yatırdığını, konutlarının teslim edilmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş, davalı ise bu konuda broşür yayımlandığını kabul etmekle birlikte her başvuru sahibine konut vermeyi taahhüt etmediklerini sınırlı sayıda konut üretildiğini, broşür ve yönergede gösterilen şartlar dahilinde puantaj usulüne ve öncelik sırasına göre konut dağıtımının gerçekleştirildiğini, 13.5.1992 tarihinde çıkarılan genelge ile de hak sahibi olamayanlara yatırdıkları, paralarını almaları için duyuruda bulunduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dosyadaki delillerden davacının 15.10.1991 tarihinde davalının duyurusu üzerine konut sahibi olmak amacıyla davalı hesabına 2.500.000 TL para yatırdığı, davalının çıkardığı yönerge ve broşürde gösterilen konut dağıtımına ilişkin tahsisi sıra ve puanlarının yetersiz kalması ve böylece sıraların gelmiş olmaması nedeniyle kendilerine konut tahsis edilemediği, bu icap ve kabule göre de taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre geçersiz taşınmaz satımına ilişkin sözleşmelerde denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak davacının ödediği paranın ulaşacağı alım gücünün iadesi gerekir ise de; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5543 sayılı kanun ile bu konuda özel düzenleme yapılmış ve mahkemece de bu kanunun geçici 1. maddesi gereğince davacının ödediği bedelin ödeme tarihinden faizi ile iadesine karar verilmiştir. Ancak anılan yasa ile ilgili olarak iptal istemi ile Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve yürütmeyi durdurma kararı verildiği anlaşıldığından, mahkemece bu davanın bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2- Bozma nedenine göre davalıların sair itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Toki'ne iadesine, 16.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.