Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/14478 E. 2009/4714 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/14478
- Karar No
- 2009/4714
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı avukat olduğunu, davalının vekilliğini üstlendiğini, aralarında 9.5.2002 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, ancak davalının 10.2.2006 tarihinde bir yazı gönderip, 31.12.2005 tarihi itibariyle görevine son verdiğini bildirdiğini, bu yazının azil anlamında olduğunu, derdest ve kesinleşen bir kısım dosyalar yönünden ücrete hak kazandığını ileri sürmek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle infaz aşamasına gelen 72 adet icra takip dosyası yönünden şimdilik 5.000 YTL; kesinleşmiş 9 adet Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarında lehine hükmedilen vekalet ücretinden dolayı şimdilik 5.000 YTL; avukatlık ücretinden haksız olarak kesilen %25 oranındaki kesinti nedeniyle de şimdilik 3.500 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, aralarındaki sözleşmenin 12. maddesi hükmüne göre süreli olan sözleşmenin yenilenmediğinin davacıya bildirildiğini, bununda sözleşmeden doğan hakları olduğunu, sözleşmeye göre hak ettiği ücretlerinin davacıya ödendiğini,tahsil edilmeyen ücretler yönünden talepte bulunamayacağını bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sözleşmenin geçerli olduğu ve davalının sözleşmeden doğan hakkını kullandığı,sözleşmenin 3.maddesi hükmüne göre %25 oranında kesinti yapılmasında sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığı ve davacı avukatın davaya konu ettiği alacaklar yönünden karşı taraftan tahsilat yapılmaksızın talepte bulunamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dosyada bulunan ve taraflar arasında düzenlenen 9.5.202 tarihli “Avukatlık Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, 2. maddesinin 1. bendinde avukata üstlendiği işlerle ilgili olarak asıl alacağı teşkil eden tutar üzerinden ister tam,isterse kısmi olarak yapılacak tahsilatın banka kasasına giren kısmına göre nispi vekalet ücreti ödeneceği, aynı maddenin (a) bendinde erken tahsilat halinde prim ödeneceği,(b) bendinde dava ve takiplerin tarafların anlaşmaları ile sonuçlandırılması halinde yine banka kasasına giren paranın yukarıda belirtilen süreler ve oranlar da gözetilmek suretiyle ½ oranında brüt avukatlık ücreti ödeneceği, (d) bendinde ödenecek brüt ücretin dosya bazında 100.000.000.000 TL nı aşmayacağı, (f) bendinde banka lehine sonuçlanan dava ve takiplerin kesin hükme bağlanması ve tahsil şartının gerçekleşmesi halinde karşı taraftan tahsiline karar verilen avukatlık ücretinin tamamının; banka aleyhine sonuçlanmış olanların ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2.kısmının2.bölümünde öngörülen ücretin ½ sinin ödeneceği, (g) bendinde konusu para ile ifade edilen ve banka aleyhine sonuçlanan dava ve işlerde kesin hükme bağlandıktan sonra karşı taraftan tahsil edilen avukatlık ücretinin avukata verileceği,bu işlerin aleyhe sonuçlananları yönünden de Tarifenin 3. kısmında öngörülen ücretin ½ lik kısmının verileceği, 2.maddesinin 2. bendinde Bankaca açılan davanın tümüyle aleyhe sonuçlanması,tahsilat yapılmadan bankaca feragat yada sulhle sonuçlandırması,yada tahsilat yapılmadan aciz belgesine bağlanması hallerinde avukata tarifede öngörülen ücretin ½ sinin ödeneceği, 12 maddesinde de sözleşmenin bankaca verilecek genel vekaletnamede öngörülen süre ile sınırlı olarak yürürlükte kalacağı öngörülmüş olup,davalı da sözleşmenin bu hükmüne dayanarak gönderdiği 10.2.2006 tarihli yazısı ile verilen vekaletnamedeki sürenin 31.12 2005 tarihi itibarıyle dolduğunu ve yenilenmesinin düşünülmediğini bildirmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında ücret olduğu kabul edilemez. Taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan bu sözleşmenin hükümlerine göre çözümü gerekir. Sözleşmenin 12. maddesi ile sözleşme süresinin verilecek vekaletnamede öngörülen süre ile sınırlı tutulduğuna ve en son verilen vekaletnamedeki sürenin de 31.12 2005 tarihinde sona erdiği 2008/14478-2009/4714 anlaşıldığına göre davalının 10.2.2006 tarihli yazısıyla sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmiş olması, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 164. maddesi anlamında haksız azlin sonuçlarını doğuran bir fesih değildir. Nitekim mahkemenin kabulü de bu yöndedir.Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 164. maddesi hükmünün uygulanması düşünülemez. Ancak feshin haksız olmaması davacının fesih tarihi itibariyle hiçbir ücret isteyemeyeceği anlamına da gelmez. Sözleşmeye ödenecek ücretin banka kasasına girmiş olması şartının konulmasının da sonuca etkisi yoktur. Hal böyle olunca davacı, az yukarıda açıklanan sözleşmenin 2 maddesi kapsamında, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, davacının tahsilatla sonuçlandırdığı veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan, ancak tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatı mümkün hale geldiği ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyaları ile, tahsilat yapılması mümkün olmayacağı anlaşılan dosyalardan dolayı ücret isteyebileceği ve yine sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle sonuçlanmayan ve devam edip ne olacağı belli olmayan dosyalardan dolayı da davacının sarf ettiği emek ve mesaisi nazara alınarak, sözleşmenin 2. maddesine göre isteyebileceği ücret baz alınarak ve bu miktarın altında olmak üzere hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak, uygun bir miktarı ücret olarak isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının talep edebileceği alacağı konusunda uzman uzman bilirkişi kurulundan alınacak raporla belirlenip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 7.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.