Yargıtay · 13. Ceza Dairesi

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2012/14800 E. 2013/27235 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2012/14800
Karar No
2013/27235
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, hırsızlık HÜKÜM : Mahkmiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I) Sanık ...'ya yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu bakımından yapılan incelemede; Sahte araç plakaları ve bu plakalara göre düzenlenmiş sahte trafik ruhsatı ile yakalanan sanıkta ele geçirilen sahte belge sayısı ve çeşitliliği dikkate alınarak, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II) Sanık ...'ya yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddesi olarak TCK'nın 141/1 ve 142/2-e maddelerinin gösterilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı verilmeksizin TCK'nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılıp sanığın savunma hakkının kısıtlanması; 2)Olay günü otomobilini otoparka park edip alışveriş yapmak için bir mağazaya giren yakınanın alışveriş sırasında tezgah üzerine bıraktığı kabanının cebinden otomobil anahtarı ile cüzdanının çalınması karşısında, sanığın eyleminin kül halinde tek hırsızlık suçunu oluşturacağının kabul edilmesi gerekirken, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza verilmesi; 3)Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi; 4)Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; Bozmayı gerektirmiş sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, 03/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/14800, K. 2013/27235, T. 03.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-ceza-dairesi-2012-14800-e-2013-27235-k-dd47f92cad22