Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/8879 E. 2012/12968 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/8879
- Karar No
- 2012/12968
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 765 sayılı TCK'nın, hapis cezasında arttırım öngören 522 (pek fahiş) maddesine benzer bir arttırım maddesine 5237 sayılı TCK'da yer verilmemesi ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde, “suçun konusunun önem ve değeri”nin temel cezayı belirlemede göz önüne alınacak ölçütler arasında sayılmış olması karşısında, tebliğnamede yer alan ve lehe yasa değerlendirmesi kapsamında 5237 sayılı uygulamasında cezaların asgari hadden belirlenmesi gerektiğine ilişen düşünce benimsenmemiştir. Dosya içerisinde mevcut 16.04.2001 tarihli kolluk tutanağında, sanığın anlatımını doğrular şekilde, suç tarihinde katılan ile aynı binada oturan sanığın evinden de hırsızlık yapıldığının belirtilmesi karşısında, sanığın 11.09.2002 tarihli yazılı savunmasında katılanın eşi ile aralarında yaşanan tartışma dolayısıyla kendisine iftira atıldığını savunması ve katılanın 11.10.2007 tarihli oturumda, hırsızlık eyleminin gelişimine yönelik görgüye dayalı herhangi bir bilgisi bulunmamasına karşın sanığın bu suçu tek başına işlemediği, kocası ve kızıyla birlikte işlediği yönündeki genel nitelikteki suçlayıcı anlatımı göz önüne alınarak, öncelikle taraflar arasında önceden gelen bir husumet bulunup bulunmadığının, bulunuyorsa bunun mahiyetinin belirlenmesi, suç tarihinden iki yıl sonra tanık Medine'nin ve sanığın evlerinde ele geçen çeyizlik malzemenin katılana aidiyeti hususunda katılanın iddiası dışında bir delil bulunmaması hususu dikkate alınarak, 24.04.2007 tarihli savcılık ifadesinde sanığın bir başkasının kiracısı olduğunu belirtmesine karşın 11.10.2007 tarihli oturumda alınan ifadesinde sanık ve ailesinin kendi kiracısı olduğunu söyleyen, yine savcılık ifadesinde suç tarihinden önce sanığın eşine evinin anahtarını verdiğini iddia etmesine karşın mahkemede alınan beyanında sanığa veya kocasına anahtar vermediğini belirten, bunlara ek olarak yine savcılık ifadesinde görgü tespit tutanağı içeriğine göre her ne kadar evinin kapısının sert bir cisimle açıldığı belirlenmiş ise de bunun doğru olmadığını, kendisinin sanığın eşine verdiği ev anahtarının sanık tarafından haksız olarak ele geçirilerek hırsızlık eyleminin gerçekleştirildiğini varsayıma dayalı olarak ileri sürmesine karşın mahkemede alınan beyanında kapılar ve kilitleri zorlanmak suretiyle evine girildiğini belirten katılanın anlatımları arasındaki bariz ve esaslı çelişkiler de göz önüne alınarak, katılana teslim edilen malzemenin kendisine aidiyeti hususunda delillerinin neler olduğunun ayrıntılı olarak sorularak araştırılması, ayrıca suç tarihinde sanığın evinden gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin evrakın da dosyaya eklenerek delillerin bir bütün olarak tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, Kabule göre de; Lehe yasa değerlendirmesinde suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının uzlaşmaya tâbi olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.