Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/30322 E. 2012/7016 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/30322
- Karar No
- 2012/7016
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Yasa uyarınca duruşma açılmadan dosya üzerinden verilen bütün uyarlama kararlarına yönelik yasa yolunun temyiz yasa yolu olduğu ve uyarlama kararının tebliği tarihinde cezaevinde bulunan hükümlüye usulüne uygun tebliğin yapılmamış olduğunun anlaşılması karşısında; temyiz isteminin reddine ilişkin 14.11.2006 tarih ve 121-440 sayılı kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. ve 493/1-2-son. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün eylemlerinin, mağdurlardan....ve ...’na yönelik 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53 maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, şikayet bulunduğundan tüm mağdurlara yönelik aynı Yasanın 116/2, 119/1-c. maddelerine uyan birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma ve aynı Yasanın 151/1. 53. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK'nın değişik 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşma” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi için öncelikle duruşma açılarak, katılan ... ve müşteki ...’e yönelik eylemler nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği de gözetilerek, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesinin zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.