Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/720 E. 2026/4023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/720
- Karar No
- 2026/4023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, imar uygulaması sebebiyle bedel alacağına ilişkin verilen mahkeme ilamına dayalı ilamlı icra takibi başlatıldığını, alacaklının İcra Müdürlüğüne sunduğu takip talepnamesinde ve düzenlenen icra emrinde asıl alacak, vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından takip sonrası işleyecek faiz olarak yıllık en yüksek mevduat faizinin talep edildiğini, takibe dayanak yapılan ilamda ise mahkeme tarafından asıl alacak için yasal faize hükmedilirken; vekalet ücreti ve yargılama gideri için ise faiz türü ve faizin başlangıcının belirtilmediğini, fahiş oranda faiz uygulanması talep edildiğini ileri sürerek Bakırköy 6.İcra Müdürlüğü 2022/10797 Esas sayılı dosyasındaki icra emrinin; asıl alacak, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderleri kalemlerine ilişkin olarak işleyecek faiz oranı kısmının düzeltilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek icra takibi ile tahsili talep edilen vekalet ücreti ve yargılama gideri kalemlerine işleyecek faizin yasal faiz olabileceği dikkate alınmak suretiyle icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, anılan karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklı vekilinin istinaf talebinin miktar itibariyle kesinlik sınırında kaldığından usulden reddine; borçlu vekilinin istinaf talebinin ise, dayanak ilamda davanın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası olarak nitelendirilmesinden ötürü ilamın kesinleşme tarihinden sonra Anayasa’nın 46/ son maddesi uyarınca faiz talebinin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Takip dayanağı ilam kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat alacağı ilamı olmayıp, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkindir. Herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın idari bir kararla taşınmazların bedele dönüştürüldüğü ve bedellerin belirlenmesinde de Kamulaştırma Kanunu uygulanacağı için, takibe konu alacağın Kamulaştırma Yasası kapsamında değerlendirilmesi gereken bir alacak olduğunun kabulü gerekir. O halde Mahkemece, dayanak ilama konu alacağın Kamulaştırma Kanunu kapsamında değerlendirilerek, kamulaştırma bedelinin arttırılması ve kamulaştırmasız elatma ilamlarında olduğu gibi ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise, Anayasa'nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonuçta şikayetin reddine karar verildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayet eden borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.