Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1213 E. 2026/4328 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1213
- Karar No
- 2026/4328
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takip tarihinde ölü olduğu anlaşılan murisine karşı başlatılan takibin, ek takip talebi ile mirasçı olarak taraflarına yöneltildiğini, takip tarihinden önce borçlu murisin mirasını reddettiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, başvurunun borca itiraz niteliğinde olup ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük süre içerinde yapılmadığı gerekçesi ile süre aşımından reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, borçlu muris aleyhine takip başlatılması makul ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyor ise de alacaklının taraf değişikliği talebi öncesinde, borçlunun mirasın reddine ilişkin kararından haberdar olduğu gözetildiğinde mirasçı sıfatı kalmadığı bilinen şikayetçi borçlu yönünden taraf değişikliği talebinde bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denilmektedir. Anılan itiraz, ödeme, borçlunun borcu olmadığı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya karşılıksız kaldığı), teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır (Prof. Dr. Baki KURU; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s.197, Kasım 2004-İstanbul). HGK'nın 19.11.2014 tarihli ve 2013/12 - 2240 E. 2014/929 K. sayılı kararında, murisin takipten önce ölmesi ve mirası ret süresi geçtikten sonra murisin borçlarından dolayı mirasçılar hakkında ilamsız icra takibi başlatılarak ödeme emri tebliğ edilmesi durumunda borçlunun takipten önce mirası reddettiğinden bahisle borçlu olmadığına yönelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğu ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesinde ileri sürmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu ilke, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının, icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihte alındığı hallerde uygulanmaktadır.
İcra takibinin mirasın reddi süresi içerisinde başlatılması veya murisin takibe başlandıktan sonra ölmesi halinde ise İİK'nın 53. maddesine aykırılık iddiası söz konusu olup süresiz şikayete tabidir. Somut olayda; borçlu muris ...'ın 21.07.2014 tarihinde öldüğü, borçlu ... (...) ...'nun murisinden intikal edecek mirası, Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2015 tarihli ve 2015/290 E. 2015/526 K. sayılı kararı ile reddettiği ve anılan kararın 22.09.2015 tarihinde kesinleştiği, alacaklı tarafından 08.11.2017 tarihinde muris hakkında başlatılan takipte, 19.09.2023 tarihinde muris ...’ın mirasçılarını gösterir ek takip talebi sunularak takibin şikayetçi borçlu ile diğer mirasçılara yöneltildiği, talebe uygun düzenlenen Örnek 10 ödeme emrinin şikayetçi borçluya 16.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve şikayetçi borçlunun beş günlük itiraz süresinden sonra, 25.12.2023 tarihinde, mahkemeye başvurulduğu anlaşılmıştır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun, takip tarihinden önce, borçlu muristen intikal edecek mirası reddettiğine ilişkin başvurusunun borca itiraz niteliğinde olduğu ve takibin şekline göre yasal beş günlük süre içerisinde ileri sürülmediği gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2025 tarih ve 2024/8 15... /986 Karar sayılı kararının, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.