Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/8157 E. 2025/8192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8157
- Karar No
- 2025/8192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi TARİHLERİ : 25.06.2025-04.09.2025 (Ek Karar)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Somut olayda, davacı alacaklının; itirazın kaldırılması ve tahliye talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, Kırklareli İcra Hukuk Mahkemesinin 19.03.2024 tarih ve 2023/223 E.-2024/67 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davalı borçlu tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 25.06.2025 tarih ve 2024/4691 E.-2025/3365 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin de süre yönünden reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi gereğince de icra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır. 6100 sayılı HMK’nın 103/1-h maddesi gereğince kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir. Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur. Diğer taraftan, HMK’nın “Vekilin azli ve istifasının şekli” başlıklı 81. maddesi aynen; “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.” hükmünü, yine aynı Kanun’un “Vekilin istifası” başlıklı 82. maddesi “İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.” hükmünü amirdir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, dosya içinde istifa veya azline dair bilgi ve belge bulunmayan davalı borçlu vekili Av. ...'a 23.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 18.08.2025 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.
Davalı borçlu vekilinin temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nın 364/2. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 12.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.