Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6494 E. 2025/7612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6494
- Karar No
- 2025/7612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlu ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini, usulsüz tebligata dayalı yapılan tüm işlemlerin iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin kabulüne, tebliğ tarihinin 17.11.2024 olduğunu kabul ve tespitine, şikayet tarihi ve öncesinde konulmuş tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, karara karşı alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre; "Kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğ, aynı konutta oturan kimselere veya hizmetçilerden birine yapılır." 4829 Sayılı Kanun ile; Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan "birlikte oturan ailesi efradı" ibaresi, "aynı konutta oturan kişiler" şeklinde değiştirildiğinden, muhatap adına kendilerine tebligat yapılacak aynı konutta oturan kişiler, aile fertleri, yakın ve uzak akrabalar veya hizmetçilerden biri olabileceği gibi, bu kimseler dışında kalan ancak muhatapla birlikte oturan diğer kimseler de olabileceklerdir. Muhatapla birlikte oturma şartının gerçekleşmiş sayılabilmesi için, muhatapla aynı çatı altında oturmak yetmeyip, aynı daireyi paylaşmış olmak gerekir. Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde, bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. HGK'nın 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir. Şikayete konu ödeme emri tebligatının incelenmesinde; ödeme emrinin, borçlunun ''... Mah. 8176 Sk. No:4A İç Kapı No: 11 .../Şanlıurfa '' adresine tebliğ edildiği ve tebligat mazbatası üzerinde ''tebliğ adresinde muhatabın işte olduğunu beyan eden birlikte ve daimi çalışan ... imzasına tebliğ edildiği'' şerhinin bulunduğu, şikayetçi borçlunun ise, tebliğ yapılan adreste oturduğunu, tebligatı alan ... isimli bir çalışanının olmadığını, bu şahsın sitede güvenlik görevlisi olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasında ‘‘ ...(TC: ... ) isimli şahsın belirtilen ... Mah. 8176 Sk. No:4A İç Kapı No: 11 .../Şanlıurfa sayılı adreste yaşamadığı, çalışan sıfatıyla da yer almadığı, beyan veren şahısların kimlik bilgileri alınmak istenilse de, kimlik bilgilerini vermek istemediklerine dair tutanak tanzim edilmiştir ’’ belirtildiği görülmüştür. Sonuç olarak kollukça tanzim edilen tutanaktaki bilgilere nasıl ulaşıldığı anlaşılamış, kimlere sorulduğu belirtilmemiş, kolluğun bilgi alınan kişilerin kimlik tespiti yapamadığı anlaşılmıştır O halde mahkemece tebligatı alan ... isimli bir çalışanının olup olmadığı, kolluk marifetiyle net bir şekilde tespit edilmesi için yöntemince araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 16.06.2025 tarih ve 2025/948 E. 2025/ 924 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, Şanlıurfa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.03.2025 tarih ve 2024/522 E - 2025/217 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.