Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5987 E. 2025/5957 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5987
- Karar No
- 2025/5957
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Şikayetçi ...’in, borçlu şirketin iki ortağından ve müşterek yetkililerinden biri olduğu, şirketin diğer müşterek yetkilisi ...’un aynı zamanda alacaklı şirketin münferiden yetkilisi olduğu, şikayetçinin bir kısım fesih sebeplerini ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler." hükmüne yer verilmiştir. Tüzel kişiler ancak yetkili organları aracılığı ile (yasal temsilci/kanuni mümessil) şikâyet ve itiraz başvurusunda bulunabileceklerdir. Yasal temsilcinin süresinde başvurmasına ve vekil tayin etmesine engel mücbir sebep bulunmadıkça, bir başkasının şirketi temsilen icra mahkemesine başvurması mümkün değildir. Somut olayda; şikayetçinin kendisinin borçlu sıfatı bulunmadığından İİK'nın 134/2. maddesinde sayılan kişilerden olmadığı görülmekte ise de, takip alacaklısı şirketin münferiden temsil yetkilisi olan ...’un, aynı zamanda borçlu şirketin şikayetçi ile birlikte müştereken temsile yetkili ortağı olduğu, dolayısıyla borçlu şirketin ortakları ve aynı zamanda temsilcileri arasında husumet bulunduğu görülmektedir. Bu durumda iki yetkili arasında husumet bulunduğundan mahkemece, öncelikle şikayetçi ortağa şirkete kayyum tayin ettirmesi ve kayyumun da icazetini sağlaması için süre verilip, verilen süre içinde kayyımın icazeti sağlanmadığı takdirde şikayetin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 25.04.2025 tarihli ve 2025/236 E.-2025/867 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.