Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5521 E. 2026/1406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5521
- Karar No
- 2026/1406
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemem kararı müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı-borçlu ... Lastik İhracat ve Tic.A.Ş. arasında kredi sözleşmesi bulunduğunu, davalı ... ve ...'ın bu borca kefil olduklarını, borç ödenmeyince ... . İcra Müdürlüğünün 2012/9540 Esas sayılı dosyasında icra takibine giriştiklerini, takibin kesinleşmesinden sonra yaptıkları araştırmada borçluların ... İlçesi, ... Mahallesi, 228 Ada, 1 Parsel, B2 Blok 5 nolu bağımsız bölümü 14.05.2012 tarihinde davalı ...'a 85.000,00 TL bedel üzerinden, aynı blok 6 nolu bağımsız bölümü aynı tarihte davalı ...'a 90.000,00 TL bedel üzerinden, aynı parsel A2 Blok 2 nolu bağımsız bölümün davalı ...'a 10.05.2012 tarihinde 120.300,00 TL üzerinden, ... İlçesi, ... Mahallesi, 133 Ada, 8 Parsel sayılı taşınmazı 16.05.2012 tarihinde davalı ...'e 100.000,00 TL bedel üzerinden devir edildiğinin öğrenildiğini, bu tasarrufların alacaklı-davacıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığından bu tasarrufların İİK'nın 277 ve devam eden maddeleri ile BK 18 maddesi hükümleri uyarınca iptali ile satılarak paraya çevrilmesi konusunda cebri takip yetkisi verilmesini talep edildiği, birleşen dava dilekçesinde özetle; dava konusu edilen 228 Ada, 1 Parsel B2 Blok 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin asıl dava açıldıktan sonra 21.06.2012 tarihinde davalı ... tarafından ... Gayrimenkul ... Şti.'ye ayrı ayrı 90.000,00 TL bedel üzerinden devir edildiğinin öğrenildiğini belirterek bu tasarrufların da iptaline karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verildiği, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair verilen kararın temyiz edilmekle Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/15687 Karar sayılı ilamı ile davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek hüküm bozulduğu; İlk Derece Mahkememizce bozmaya uyulduğu ve davacının ... İlçesi, ... Mahallesi, 228 Ada, 1 Parsel B2 Blok 5 nolu ve 6 nolu bağımsız bölümler ile aynı parsel A2 Blok 2 nolu bağımsız bölüm hakkında açmış olduğu asıl davalar ile 5 ve 6 nolu bağımsız bölümler hakkında açtığı birleşen davaların sabit olmadığı anlaşıldığından asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.10.2022 tarih ve 2022/37 19... /11579 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda; İİK’nın 184. maddesine göre iflasın açılması ile müflisin haczi kabil bütün mal ve hakları iflas masasına girmektedir. Borçlunun iflastan önce alacaklılarına zarar verme kastı ile yapmış olduğu tasarruflarla ilgili tasarrufun iptali davasını açma hakkı iflas masasının yasal temsilcisi olan iflas idaresine aittir. (İİK’nun 187,277/2) Ancak İflas idaresi İİK’nun 2 45... /2 maddeleri uyarınca dava hakkını alacaklıya devredebilir. Alacaklı ancak bu takdirde dava açabilir veya açılmış davayı takip edebilir. Bu durumda alacaklı dava hakkının kendisine devredildiğini belgelemesi gerekecektir. Eldeki dava açıldıktan sonra davalı borçlu şirketin Bakırköy 10 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.07.2013 tarih, 2012/738 E- 2013/376 K sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, bu kararın 18.02.2014 tarihinde kesinleşmiş olduğu, iflas işlemlerinin Bakırköy İflas Müdürlüğü’nün 2013/33 sayılı dosyasından yürütüldüğü, alacağı takip yetkisinin iflas idaresine ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece İflas İdaresi hakkında lehe veya aleyhe hüküm kurulması gerekirken, iflas idare memuru hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3- Davacı iflas İdaresi davalı ...’ın müflis şirketin çalışanı olduğunu, davalılar arasındaki tasarrufun İİK 280/1 hükmüne göre iptale tabi olduğunu beyan etmiştir. Dosya içerisinde yer alan SSK kayıtlarına göre davalı ...’ın davalı müflis şirket çalışanı olduğunun anlaşılmış olmasına, aynı zamanda davalı borlu şirket ile aynı sektörde olan ... Lastik San Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olduğunun da anlaşılmış olmasına göre iş bu davalı yönünden İİK 280/1 hükmü tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. 4- Davalı müflis şirket adına kayıtlı olup diğer davalılara devredilen dava konusu “... İli, ... İlçesi, ... Mah. 228 ada, 1 parsel, B2 Blok, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin müfis şirketin iş yeri olduğunun beyan edilmiş olmasına göre, davalı müflis borçlu şirketin ticari işletmesini devir edip etmediğinin, İİK 280/3 hükmü kapsamında tartışılmaksızın karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Davacı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir. 5- Yukarıda (2) nolu bentte açıklandığı üzere, davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmiş olmasına, davayı takip etme yetkisinin de iflas idaresinde olmasına göre davacı ...Ş.'nin taraf sıfatının kalmadığı gözetilmeksizin ... Varlık A.Ş. aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi dava açılırken taraf gösterilip dava sırasında dosyadan tefrik edilmesine karar verilen ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve karar başlığında isimlerinin yer alması da doğru görülmemiştir...." gerçekçesiyle kararın bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ''Davacının asıl davada dava konusu ettiği ... ilçesi, 133 Ada, 8 Parsel sayılı taşınmazla ilgili açmış olduğu davanın sabit olmadığından reddine, Dava konusu 133 Ada, 8 Parsel sayılı taşınmazla ilgili 2018/312 Esasında 2018/620 Karar sayılı ilamla karar verildiğinden bu taşınmazla ilgili yargılama gideri ve harç alınmasına yer olmadığına, Davacının dava konusu ettiği ... ilçesi, ... Mahallesi, 228 Ada, 1 Parsel B2 Blok, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerle ilgili açmış olduğu davanın tazmin davası olarak kabul edilerek her bir taşınmaz için 165.000 TL olmak üzere toplam 330.000 TL tazminatın davalı ...'tan tazmin edilerek davacıya verilmesine, Davacının davalı ...'tan bu tazmin işlemini gerçekleştirirken mahkememizin 2023/155 Esas sayılı dosyasında dava konusu edilen 2012/9541 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağıyla mükerrer olmayacak şekilde bu tazmin işleminin gerçekleştirilmesine, Bu taşınmazlarla ilgili olarak davacının asıl davadaki ve birleşen davada birleşen davalı ... Gayrimenkul ... ŞTİ aleyhine açtığı tasarrufun iptali talebinin/davasının reddine...'' karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; dava konusu edilen taşınmazlardan biri olan ... İlçesi, 133 Ada, 8 Parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın ana dava dosyasından tefrik edilerek İlk Derece Mahkemesinin 2018/312 Esasına kaydının yapıldığı, yargılama sonunda 2018/620 Karar sayılı ilamla davanın sabit olmadığından reddine karar verildiği, ancak Mahkemece hüküm fıkrasında bu taşınmazla ilgili davanın yeniden reddine dair karar verildiği görülmüş olup dava konusu olmayan bu taşınmaz hakkında hüküm kurulması hatalıdır. Dava konusu edilen ... İlçesi, ... Mahallesi, 228 Ada, 1 Parsel B2 Blok, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümler için Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.10.2022 tarih ve 2022/37 19... /11579 Karar sayılı ilamı ile ''.... İli, ... İlçesi, ... Mah. 228 ada, 1 parsel, B2 Blok, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin müfis şirketin iş yeri olduğunun beyan edilmiş olmasına göre, davalı müflis borçlu şirketin ticari işletmesini devir edip etmediğinin, İİK 280/3 hükmü kapsamında tartışılmaksızın karar verilmesi de doğru görülmemiştir...'' şeklindeki bozma ilamına mahkemece uyma kararı verildiği halde bozma kararı gereklerinin yerine getirilmeyerek, taşınmazların devrinin ticari işletme devri olup olmadığını tespit için herhangi bir bilirkişi raporu alınmaksızın karar verilmesi hatalı olup bozma ilamında belirtilen şekilde tespit yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu edilen ... İlçesi, 228 Ada, 1 Parsel sayılı B2 Blok 2 nolu bağımsız bölüm hakkında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.10.2022 tarih ve 2022/37 19... /11579 Karar sayılı ilamı ile ''Davacı iflas İdaresi davalı ...’ın müflis şirketin çalışanı olduğunu, davalılar arasındaki tasarrufun İİK 280/1 hükmüne göre iptale tabi olduğunu beyan etmiştir. Dosya içerisinde yer alan SSK kayıtlarına göre davalı ...’ın davalı müflis şirket çalışanı olduğunun anlaşılmış olmasına, aynı zamanda davalı borlu şirket ile aynı sektörde olan ... Lastik San Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olduğunun da anlaşılmış olmasına göre iş bu davalı yönünden İİK 280/1 hükmü tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.'' şeklindeki bozma ilamına mahkemece uyma kararı verildiği halde bozma kararı gereklerinin yerine getirilmeyerek, mahkemece yapılan celselerde davalı ...' a ait herhangi bir SGK kaydı araştırması yapılmamış olup, bu durumun açıklığa kavuşturulmaksızın hüküm kurulması da isabetsiz olup, bozma nedeni yapılmıştır. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.06.2024 tarih ve 2023/367 Esas-2024/203 Karar sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.