Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5505 E. 2025/8478 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5505
- Karar No
- 2025/8478
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 19.06.2017 tarih, 2015/1648 Esas ve 2017/6956 Karar sayılı bozma ilamında; "davacının alacağının 08.05.2003 tarihinden önceki vergi borçlarına ilişkin olduğu, davalı borçlu hakkında icra takibine geçildiği ve takibin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, iptali istenen tasarrufların takip konusu alacaklardan sonra yapıldığı ve davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından dava ön koşullarının gerçekleştiği, davalı borçlu şirketin hissedarlarının toplam hissesinin 20 pay olarak belirlendiği, 20... payına sahip olan ...'un noter kanalı ile tüm paylarını davalı 3. kişi ...'a, 2 paya sahip olan ...'un tüm paylarını noter kanalı ile davalı 3. kişi ...'a, ve yine 2 paya sahip ...'in tüm paylarını noter kanalı ile ...'a devrettiği, hisse satış tarihlerinin aynı gün ve birbirini takip eden yevmiyelerle aynı noterden yapıldığı hususları birlikte değerledirildiğinde; mal kaçırma kasdının yanında tüm payların devredilmesi sebebi ile kıyasen uygulanacak olan ve bozmada sözü edilen İİK. 280/son maddesi hükmüne göre tasarrufların iptale tabi olduğunun kabulüyle davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; somut olayda şirket hisselerinin satışının İİK'nın 280/3. maddesinde yazılı olan ticari işletmenin devri niteliğinde olduğu, iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiği veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğuna dair herhangi bir delil sunulamadığı, bu nedenle davaya konu tasarrufların iptale tabi olduğu, yargılama devam ederken davalılardan ...'ın vefat ettiği ve mirasının tüm mirasçıları tarafından reddedildiğinin tespitine karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın, davalı ...
... yönünden usulden reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile, Gölcük 3.Noterliğinin 08.05.20 03... yevmiye sayılı, ...Noterliğinin 08.05.20 03... yevmiye sayılı, Gölcük 3.Noterliğinin 08.05.20 03... yevmiye sayılı limited şirket hisse devri sözleşmeleri ile yapılan tasarrufların ayrı ayrı iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Davacının bu davadaki amacı, yaptığı icra takibi nedeniyle alacağını tahsil edebilmek için yapılan limited şirket hisselerinin devrine ilişkin tasarrufların kendisi yönünden geçersizliğini sağlamak olup, davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğurur. Davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde dava konusu şey üzerinde haciz ve satış yetkisine karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dava konusu limited şirket hisselerinin devrine ilişkin tasarrufların iptali ile davacı alacaklıya tasarruf tarihine kadar olan alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere bu limited şirket hisseleri üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil re'sen bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3.bendindeki “tasarrufların ayrı ayrı iptaline” ifadesinden sonra gelmek üzere hükme “davacı alacaklıya tasarruf tarihine kadar olan alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere; sözü edilen limited şirket hisseleri üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile re'sen DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.