Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2986 E. 2025/4591 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2986
Karar No
2025/4591
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Adi kira ve hasılat kiralarına özgü 13 örnek nolu ilamsız icra takibinde, borçlu kiracının sair şikayetleri ile birlikte ödeme iddiasında bulunarak tahliyenin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile İİK’nın 33. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verildiği, karara karşı alacaklı kiralayan tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı kiralayan tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İcra takibinin iptali ve taliki İcra ve İflas Kanunu’nun üçüncü babında, “İlamsız Takip” başlığı altında düzenlenmiş olup, İİK'nın 71/1. maddesi uyarınca borçlu, “takibin kesinleşmesinden sonraki devrede” borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini “her zaman” İcra Mahkemesinden isteyebilir. Bu istemin kabul edilebilmesi için itfanın İİK'nın 71/1. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge ile veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur. İİK'nın 71/2. maddesinde; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zaman aşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır." hükmü yer almakta, aynı Kanunun ikinci babında, “İlamların İcrası” başlığı altında düzenlenmiş olan 33. maddesinde ise; "İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zaman aşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zaman aşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir" düzenlemesine yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun onuncu babında, “Kiralar Hakkında Hususi Hükümler ve Kiralanan Taşınmazların Tahliyesi” başlığı altında düzenlenmiş olan 269/d maddesinde 62, 63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümlerinin kıyas yolu ile kiralanan taşınmazın tahliyesinde de uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, İcra ve İflas Kanunu’nda kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin kıyasen uygulanacak maddelerde takibin iptal ve talikinin düzenlendiği 71. maddeye atıf yapılmamıştır. Yine İİK’nın 40. maddesi; "....Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra Bökge Adliye Mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur. Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez" hükmü uyarınca tahliyenin icra edilmesinden sonra ilamın bozulması halinde icranın iade edilerek kiralananın kiracıya iade edilebileceği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; borçlu kiracının takibe itiraz etmesi üzerine, alacaklı kiralayan tarafından itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeniyle tahliye talep edildiği, İstanbul Anadolu 14. İcra Mahkemesinin 16.09.2021 tarih ve 2021/315 E- 2021/529 K sayılı kararı ile itirazın kaldırılmasına ve mecurun tahliyesine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 09.03.2023 tarih ve 2021/3327 E-2023/653 K sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2023/3914 Esas ve 2023/4620 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilerek tahliye kararının 06.07.2023 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca icra müdürlüğünce gerçekleştirilen tahliye işlemi ile borçlu kiracının 19.07.2024 tarihinde mecurdan tahliye edildiği görülmektedir. Her ne kadar, borçlu kiracı taraflar arasındaki tüm icra ve icra dosyaları ile bağlantılı dava dosyalarına konu borçların ödenmesi ve işbu dosyalardan feragat edilmesi ve kira sözleşmesinin uzatılması hususunda alacaklı kiralayan Vakfın o tarihteki başkanı ile 10.02.2024 tarihli Borç Tasfiye Sözleşmesi imzaladıklarını, işbu sözleşme ile tarafların kira sözleşmesinin süresini uzatarak kiracılık ilişkisinin devamı için karşılıklı olarak irade gösterdiklerini ileri sürmüş ise de; Borç Tasfiye Protokolünün incelenmesinde, borçlu kiracı şirketin tüm borçlarını ve icra takip borçlarını 3 ay içinde ödeyeceği, 12 aylık kira bedeli olan 8.160 gr (net 6.528 gr) altının protokol tarihi itibariyle TL cinsinden karşılığı hesaplanarak ödeneceği, 01.04.1992 tarihli kira sözleşmesinin 9. maddesi ile kullanılan kira süresinin uzatılmasına ilişkin rüçhan hakkın taraflarca kabul edildiği ve ayrıca bu süreye ek olarak kira sözleşmesi süresinin ek olarak da 10 yıl süre ile uzatıldığı, alacaklı kiralayan Vakfın açılmış ve açılacak itirazın iptali,itirazın kaldırılması ve tahliyeye, ecrimisile ilişkin tüm davalardan feragat edeceği hususlarının düzenlendiği, işbu protokolde şikayete konu takip dosyasına konu mecurun tahliyesine özgü bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan; borçlu kiracı tarafından icra dosyasına 24.11.2021 tarihinde 2.500.000,00 TL, 22.12.2021 tarihinde 500.000,00 TL, 08.02.2022 tarihinde 323.235,64 TL yapılan ödemeler sonucunda takip konusu borcun sona erdiği ve icra takip dosyasının 10.02.2022 tarihinde infaz edilerek kaydının kapatıldığı görülmekle birlikte, tahliye ile para alacağının ödenmesi edimi, nitelikleri itibariyle birbirinden farklı edimlerdir. İcra Mahkemesince verilen ve kesinleşen itirazın kaldırılması ve tahliye kararının icra müdürlüğünce yerine getirilerek borçlunun mecurdan tahliye edildiği, tahliye kararının infazına engel olabilecek bir mahkeme kararı da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Borçlunun 10.02.2024 tarihli protokol hükümleri uyarınca kiracılık ilişkisinin devam ettiği hususunu genel mahkemelerde açacağı davada ileri sürmesine engel yoktur. İİK'nın 71. maddesinde "borçlu takibinin kesinleşmesinden sonraki davada borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verildiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse takibin iptal veya talikini her zaman İcra Mahkemesinden isteyebilir" hükmü düzenlenmiş olup bu hükmün İcra Mahkemesince verilen tahliye ilamının infazında uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle taşınmazın tahliyesinde, tahliye edimine yönelik olarak, itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi kurumun niteliği ve amacı ile uyuşmamaktadır. O halde; yukarıda açıklanan emredici düzenlemeler karşısında, İlk Derece Mahkemesince şikayetin tümden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklı kiralayanın temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 07.02.2025 tarih ve 2024/2658 E. - 2025/209 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 18.10.2024 tarih ve 2024/461 E. - 2024/814 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/2986, K. 2025/4591, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-2986-e-2025-4591-k-c1fb83dd0e00