Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1903 E. 2025/4082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1903
- Karar No
- 2025/4082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı 3. Kişinin nisbi vekalet ücreti talebine hasren yapılan temyiz itirazının incelenmesinde; 2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2022 tarihinden itibaren yüz yedi bin doksan Türk Lirası'na, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2024 tarihinden itibaren de üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na çıkarılmıştır. Davalının temyizinin konusu nisbi vekalet ücretine ilişkindir. Ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesindeki "(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindeki hüküm gereğince tazminat isteminin reddine karar verilmesi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmelidir. Somut olayda, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunmaması nedeniyle verilen tazminat davasının esastan reddine yönelik karar karşılığında hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerekeceğinden ve mahkeme karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hükmedilecek maktu vekalet ücreti miktarı 16.000,00 TL olduğundan, bu durumda, temyizin konusu 16.000,00 TL'lik maktu vekalet ücretine ilişkindir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu 16.000,00 TL'lik maktu vekalet ücretine ilişkin değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur. 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 2-Davacı alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı ...Turizm İnşaat A.Ş.'ne gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini ve İİK'nın 338. maddesi gereğince şirket yetkilisi sanıkların cezalandırılmasını talep ettiği, mahkemece sanıkların ayrı ayrı beraatine ve davacının tazminat talebi yönünden açılmış bir dava olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine davacı tarafın istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce müşteki vekilinin hakikate muhalif beyanda bulunmak suçundan sanıklar hakkında verilen beraat kararına yönelik yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine, tazminat talebi yönünden ise istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının tazminat kararı yönünden kaldırılmasına karar verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada tazminat davasının reddine karar verildiği ve karara yönelik davalı ve davacı tarafın ayrı ayrı istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın davacı ve davalı 3. kişi vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edildiği, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalının vekalet ücretine yönelik talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bölge adliye mahkemesince, bozma ilamına uyularak davanın reddine ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesine dair karar verildiği ve kararın davacı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Öncelikle, gerekçeli karar başlığında davalı üçüncü kişi ...Turizm İnşaat A.Ş.'nin davalı taraf olarak gösterilmemiş olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde görülmüştür. Somut olayda, bilirkişi tarafından düzenlenen 17/11/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında yapılan tespitte, 2018 yılı kayıtlarına göre, ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunduğu anlaşıldığından ve 03/03/2021, 11/06/2021 ve 17/11/2021 tarihli bilirkişi raporlarında taraflar arasında borç ve alacak ilişkisi bulunduğuna dair kesin bir kanaate varılmadığından, bu gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesince tazminatın reddi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesinin ticari defterlerin açılış kapanış onayları yapılmadığından delil niteliğinde olmadığı yönündeki gerekçesi isabetsizdir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Davacı alacaklının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20/05/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.