Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/2550 E. 2024/7379 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2550
- Karar No
- 2024/7379
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, icra takibinden 14.08.2022 tarihinde haberdar olduğunu, bilinen adresi yerine doğrudan mernis adresine tebligat yapıldığını, tebliğ tarihinde bu adreste olmadığının alacaklı tarafından da bilindiğini ve adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığını ileri sürerek öğrenme tarihinin 14.08.2022 olarak düzeltilmesine, icra müdürlüğünün itirazın reddine dair kararının kaldırılmasına ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulüne, tebliğ tarihinin 14.08.2022 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kararın gerekçesinin düzeltilmesi yönünden kaldırılmasına, yeniden esas hakkında şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 14.08.2022 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu 7201 Sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır. 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde ise,TK'nun 21/1. maddesine göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Bunun yapılabilmesi için de, tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu ve bu adrese tebligat yapılacağını tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh verilerek TK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Ayrıca Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir" hükmü yer almaktadır. Bu yönetmeliğe göre; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ve bu adrese tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından, adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden, tebliğ memuru tarafından Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz. Somut olayda, takibin dayanağı olan dekontlarda borçlunun adresinin bulunmadığı, takip talebinde borçlunun mernis adresine tebligat yapılmasının istendiği, borçlunun bilinen bu adresine çıkartılan ödeme emri tebligatının “gösterilen adrese gidildi adres kapalı olup muhatabı tanıyan kapıcı, komşu, yönetici tespit edilemedi tebliğ mümkün olmadı tebliğ imkansızlığı sebebiyle mah. muhtarı onayı alınarak iade” şerhi verilerek 20.07.2022 tarihinde bila tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez aynı adrese 29.07.2022 tarihinde TK’nın 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, TK'nın 21/2. maddesi uyarınca çıkartılan tebligat zarfı üzerinde, tebliğ işleminin TK'nın 21/2. maddesine göre yapılacağına dair tebligatı çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında şerh verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun bilinen adresinin mernis adresi olduğuna yönelik tespit yapıldıktan sonra, bila tebliğ iade edilen tebliğ mazbatasında borçlunun tebligat saatinde nerede olduğu, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı araştırılmaksızın yalnızca muhatabın adreste bulunmadığının yazılmasının kanuna aykırı olduğu, bu durumda TK'nın 21/2 maddesindeki şartlar oluşmadan yapılan mernis şerhli tebliğin de usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiş ise de, dosya münderecatında bulunan 18.04.2023 tarihli emniyet araştırma tutanağı ve 7.05.2023 tarihli Ladin Apatmanı Yöneticiği'nin yazı cevapları içeriğinden, TK’nın 21/2. maddesi gereğince yapılan ödeme emri tebliğ işleminin öncüsü olan tebligatın iade edildiği tarihte borçlunun bu adresten taşındığının tespit edildiği, esasen bu hususun 19.09.2022 ve 2.08.2023 tarihli beyan dilekçeleri ile şikayetçi borçlu vekilinin de kabulünde olduğu, bu sebeple bila tebliğ iade edilen tebligatta borçlunun tebligat saatinde nerede olduğu, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı hususlarının yazılmamış olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, diğer bir söyleyişle yeterli araştırma yapılması ve borçlunun adresten ayrıldığının tespiti halinde borçlunun o tarihteki mernis adresine TK'nın 21/2 maddesine göre tebligat yapılabileceği, şu hale göre şikayetçi borçluya yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2024 tarih ve 2023/1469 E. - 2024/140 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 gününde oy birliği ile karar verildi.