Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/2007 E. 2024/7495 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2007
Karar No
2024/7495
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu hakkında, işlemiş ve işleyecek tedbir nafakası alacağına dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; borçlu tarafından açılan boşanma davasının kabulüne dair kararın kesinleşmesi nedeniyle tedbir nafakasının kendiliğinden yoksulluk nafakasına dönüşmeyeceğini ve başka bir hükme hacet olmaksızın sona ereceğini belirterek, boşanma ilamının kesinleşme tarihi olan 28.4.2022’den sonrası için tedbir nafakası istenemeyeceğinden bahisle icra müdürlüğüne yaptığı talep ile takibin sonlandırılmasının istendiğini, ancak müdürlükçe talebin 12.4.2023 tarihli kararla reddedildiğini ileri sürerek talep gibi işlem yapılmasını istediği, İlk Derece Mahkemesince, takip konusu nafakanın, TMK’nın 197. maddesi gereğince hükmedilen yardım nafakası olup etkisinin boşanmaya kadar devam edeceği, boşanmadan sonra kendiliğinden yoksulluk nafakasına dönüşmeyeceği ve boşanma kararının kesinleşme tarihinden sonra borçlunun şikayete konu takipte istenen nafakayı ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçeleriyle şikayetin kabulüne ve icra müdürlüğünün 12.4.2023 tarihli tensip tutanağının iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, TMK’nın 197. maddesi gereğince hükmedilen takip konusu nafakanın boşanmayla ortadan kalkmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Şikayete konu icra dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısı tarafından, evlilik birliğinin devam ettiği sırada müstakil olarak açılan ve Karadeniz Ereğli Aile Mahkemesinin 2017/50 E. sayılı dosyasında görülen önlem nafakasına dair davanın, borçlu tarafından açılan ve aynı mahkemenin 2017/27 E. sayılı dosyasında görülen boşanma davası ile birleştirildiği, takip dayanağının, Karadeniz Ereğli Aile Mahkemesinin 2017/27 E. sayılı dosyasında 25.5.2017 tarihli ara karar ile, 13.01.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere boşanma davasına bağlı olarak hükmedilen aylık 450,00 TL tedbir nafakası olduğu ve takipte 13.01.2017, 13.02.2017, 13.3.2017, 13.4.2017 ve 13.5.2017 tarihli tedbir nafakaları ile 01.6.2017 olan takip tarihinden sonra işleyecek tedbir nafakalarının istendiği, takibin devamı sırasında Karadeniz Ereğli Aile Mahkemesinin 2017/27 E. sayılı dosyasında verilen 19.4.2018 tarihli kararla, asıl dava olan boşanma davasının reddi ile birlikte birleşen dava olan önlem nafakasına dair davanın kabulüne ve 24.01.2017’den itibaren geçerli olmak üzere aylık 450,00 TL önlem nafakasına hükmedilmesine, bu nafakanın 25.5.2017 tarihli ara kararla hükmedilen aylık 450,00 TL tedbir nafakası ile infazında tekerrüre düşülmemesine hükmedildiği, boşanma davasının reddi kararının istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 17.3.2021 tarih ve 2019/1186 E. - 2021/398 K. sayılı ilamı ile; asıl dava olan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve davalı kadın yararına hükmedilen aylık 450,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, birleşen dava olan önlem nafakası yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 24.01.2017’den itibaren hükmedilen aylık 450,00 TL önlem nafakasının, boşanma davasındaki ara kararda hükmedilen tedbir nafakası ile infazda tekerrür etmeme kaydıyla birleşen davalı kocadan alınmasına hükmedildiği, söz konusu kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06/10/2021 tarih ve 2021/5060 E. - 2021/6906 K. sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 21/01/2022 tarih ve 2021/1633 E. - 2022/45 K. sayılı kararı ile, birleşen davada verilen hüküm kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bozma ilamına direnilmesine karar verilerek boşanma ve ferileri yönünden önceki hükmün yeniden kurulduğu, söz konusu kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28/04/2022 tarih ve 2022/3172 E. - 2022/4087 K. sayılı ilamı ile onanarak kararın 28.4.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Buna göre; birleşen dava olan önlem nafakası yönünden Aile Mahkemesi kararının 17.3.2021 tarihinde, boşanma davası ve ferisi olan tedbir nafakası yönünden ise kararın 28.4.2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmekle, alacaklı tarafından takip konusu yapılan beş aylık işlemiş tedbir nafakası ile işleyecek tedbir nafakalarının, boşanma ilamının kesinleşme tarihi olan 28.4.2022 tarihine kadar istenebileceği, kesinleşmiş ilam hükmü gereğidir. Bununla birlikte takip alacaklısı tarafından, önlem nafakasının artırılmasına dair açılan iki ayrı davaya konu ilamların da (Karadeniz Ereğli Aile Mahkemesinin 24.10.2019 tarih ve 2019/427 E. - 2019/963 K. ve aynı mahkemenin 03.6.2022 tarih ve 2022/82 E. - 2022/485 K. sayılı kararları) alacaklı tarafından işbu şikayete konu takip dosyasına sunularak tahsilinin istendiği görülmüştür. Öte yandan, her ne kadar alacaklı tarafından, takipte işleyen nafakaların dayanağının Aile Mahkemesince hükmedilen önlem nafakası olduğu belirtilerek, söz konusu ilam ortadan kaldırılmadığı sürece nafakanın devam edeceği ileri sürülmüş ise de; boşanma davası öncesindeki parasal katkı istemleri bağımsız bir davanın konusunu oluşturup TMK’nın 197. maddesine dayanır ve eşlerin ayrı yaşama durumunun devamı süresince geçerli olur. Aynı Kanun’un 169. maddesi uyarınca takdir edilen tedbir nafakası ise, açılan boşanma davası kapsamında alınan geçici nitelikte bir önlem olmakla, hakim tarafından yargılama sırasında kaldırılmadıkça boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesi ile sona erer. Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığın incelenmesinde; boşanma kararının kesinleşme tarihi olan 28.4.2022 itibariyle TMK’nın 169. maddesine dayalı tedbir nafakasının sona ereceği, aynı Kanun’un 197. maddesine dayalı nafakanın ise düzenlemenin doğası gereği evlilik birliğinin devamı süresince devam edeceği tabi olup, tarafların boşanmalarına karar verilmiş olduğundan, her iki halde de alacaklının, boşanma kararının kesinleştiği tarihten sonrası için şikayete konu takibe devam etme imkanı bulunmadığının kabulü gerekir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulüne dair kararının yerinde olduğu gözetilerek alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarih ve 2023/1183 E. - 2024/37 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2007, K. 2024/7495, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2024-2007-e-2024-7495-k-9cebcfb5dadf