Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/9079 E. 2023/8937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9079
Karar No
2023/8937
Karar Tarihi

Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'nin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi gereğince 2 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına, 2021 yılı Ağustos ayına ilişkin suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ve müşteki kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.800,00 Türk lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak müştekiye verilmesine ve sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.800,00 Türk lirası maktu vekalet ücretinin müştekiden alınarak sanığa verilmesine dair Bakırköy 13. İcra Ceza Mahkemesinin 23/11/2022 tarihli ve 2021/455 esas, 2022/296 sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 09/10/2023 gün ve 94660652-105-34-6049-2023-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2023 gün ve KYB- 2023/112797 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Bakırköy 13. İcra Ceza Mahkemesinin 23/11/2022 tarihli kararı ile müşteki vekili tarafından yapılan şikayet üzerine yapılan yargılamada, sanığın nafaka hükümlerine uymamak suçundan 2021 yılı Ağustos ayına ait nafaka borcunun ödeme süresi dolmaması sebebiyle suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine, 2021 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin nafaka yükümlülüğüne uymadığının sabit olması sebebiyle 2 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220 esas, 2006/231 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle kararda belli bir sürenin öngörülmesi, yaptırımın bu niteliğine aykırı olacaktır.” şeklindeki gerekçe nazara alındığında, disiplin ve tazyik hapsinin kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde serbest kalacağı cihetle, sanığın 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde 2 ay hapsen tazyikine karar verilmesinde, 2- Sanık hakkında nafaka hükümlerine uymamak suçundan 2021 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait nafaka borcunu ödememe suçundan mahkumiyetine, 2021 yılı Ağustos ayına ilişkin nafaka borcunu ödememekten beraatine karar verildiği, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığı anlaşılmakla, beraat kararı nedeniyle sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, beraat eden sanık lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hazineden alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede; Bakırköy 13. İcra Ceza Mahkemesinin 23/11/2022 tarihli kararı ile müşteki vekili tarafından yapılan şikayet üzerine yapılan yargılamada, sanığın nafaka hükümlerine uymamak suçundan 2021 yılı Ağustos ayına ait nafaka borcunun ödeme süresi dolmaması sebebiyle suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine, 2021 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin nafaka yükümlülüğüne uymadığının sabit olması sebebiyle 2 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220 esas, 2006/231 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle kararda belli bir sürenin öngörülmesi, yaptırımın bu niteliğine aykırı olacaktır.” şeklindeki gerekçe nazara alındığında, disiplin ve tazyik hapsinin kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde serbest kalacağı cihetle, sanığın 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde 2 ay hapsen tazyikine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu bendi açısından ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bakırköy 13. İcra Ceza Mahkemesinin 23/11/2022 tarihli ve 2021/455 esas, 2022/296 sayılı kararının, CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirdiği belirlendiğinden, "1-Sanığın 2021 yılı Haziran ve 2021 yılı Temmuz aylarına ilişkin nafaka borcunu ödemediği anlaşılmakla, üzerine atılı nafaka borcu ödememe suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan İİK'nun 344. maddesi uyarınca sanığın 3 AYA KADAR TAZYİK HAPSİ İLE CEZALANDIRILMASINA, 2-Sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak üzere 2 AYI GEÇMEMEK ÜZERE TAZYİK HAPSİ İLE CEZALANDIRILMASINA, 3-Müştekinin feragatı veya borcun itfa edilmesi halinde davanın ve bütün neticeleri ile birlikte cezanın İİK’nun 354 ncü maddesi uyarınca düşürülmesine, 4-Müştekinin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.600,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak müştekiye verilmesine, Kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni ile kabule göre nedeni yönünden yapılan incelemede; Dosya incelendiğinde, şikayetçi vekilinin dilekçesinde; "sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi" gerekçesine dayandığı, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin bu talebe yönelik olduğu değerlendirilerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz. Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. CD’nin 05/11/2008 tarih ve 2008/9091-7078 E.K; 3. CD’nin 14/11/2007 tarih ve 2007/12330-8319 E.K; 11. CD’nin 27/02/2013 tarih ve 2012/28035 E., 2013/3196 K. ve 12. CD’nin 27/12/2012 tarih ve 2012/21561-28771 E.K sayılı kararları) vekalet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu bendi ile kabule göre bendi açısından REDDİNE, 19.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/9079, K. 2023/8937, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2023-9079-e-2023-8937-k-a2e6d7792181