Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/823 E. 2023/5156 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/823
- Karar No
- 2023/5156
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Borçlu ve ipotek borçlusu şikayet dilekçesinde; satış ilanının ipotek borçlusuna usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, satış ilanı ve kıymet takdiri raporunun ise asıl kredi borçlusu ve ipotek borçlusuna tebliğ edilmediğini, ipotek borçlusu hakkında asıl borçlu ile birlikte takip başlatılmadığını, ipotek borçlusuna icra emri gönderilmesinin takibi usulüne uygun hale getirmeyeceğini, kıymet takdirine itiraz üzerine taşınmazın değerinin yeniden belirlendiğini, mahkemece aldırılan rapor tarihinin üzerinden ihale tarihine kadar uzun bir süre geçtiğini, aynı kıymet takdirine dayalı olarak yapılan ilk ihaleden sonra şikayete konu ihalenin yapıldığını, “taşınmazın güncel değerinin daha yüksek olduğunu, taşınmazın kıymetinin çok altında satıldığını”, bu nedenle menfaatlerinin ihlal edildiğini, 100. maddeye ilişkin bilgilerin usulüne uygun olarak toplanmadığını, tüm ilgililer tespit edilmediğinden ve satış ilanı tebliğlerinin yapılmadığını, bu durumun ihaleye katılımı azalttığını, Kdv oranının hatalı olarak yüksek belirlendiğini, bu hususun ihaleye katılımı azalttığını ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takipte şikayetçi ipotek borçlusuna taşınmaz maliki olarak yer verildiğini, ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde olduğundan şikayetçilerin fesih isteminde bulunmakta hukuki yararının bulunmadığını, satış ilanı tebliğlerinin ve ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini talep etmiştir. Davalı ihale alıcısı duruşmada; ihaleye katılımın yüksek olduğunu savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza 705.600 TL kıymet takdir edildiği, taşınmazın 771.000 TL bedelle, muhammen bedelin üzerinde bir bedelle, davalı ihale alıcısına ihale edildiği, ihaleye fesat karıştırıldığının da ileri sürülmediği, şikayetçilerin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, yasal şartları oluşmadığından şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu istinaf dilekçesinde; somut olay irdelenmeden hüküm tesis edildiğinden gerekçeli karar alma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, ipotek borçlusu hakkında asıl borçlu ile birlikte takip başlatılmadığını, ipotek borçlusuna icra emri gönderilmesinin takibi usulüne uygun hale getirmeyeceğini, taşınmazın muhammen bedelinin düşük belirlendiğini ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle ihale edildiğini, kıymet takdirine itiraz üzerine taşınmazın değerinin yeniden belirlendiğini, mahkemece aldırılan rapor tarihinin üzerinden ihale tarihine kadar uzun bir süre geçtiğini, aynı kıymet takdirine dayalı olarak yapılan ilk ihaleden sonra şikayete konu ihalenin yapıldığını, “taşınmazın güncel değerinin daha yüksek olduğunu, taşınmazın kıymetinin çok altında satıldığını” bu nedenle menfaatlerinin ihlal edildiğini, bu iddialarının mahkemece değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, satış ilanının ipotek borçlusuna usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, satış ilanı ve kıymet takdiri raporunun asıl kredi borçlusu ve ipotek borçlusuna tebliğ edilmediğini, 100. maddeye ilişkin bilgilerin usulüne uygun olarak toplanmadığını, tüm ilgililer tespit edilmediğinden ve satış ilanı tebliğlerinin yapılmadığını, bu durumun ihaleye katılımı azalttığını, Kdv oranının hatalı olarak yüksek belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu hakkında davalı alacaklı banka tarafından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, şikayetçi ipotek borçlusuna ait mesken nitelikli ve 705.600 TL muhammen bedelli taşınmazın davalı ihale alıcısına 771.000 TL'ye ihale edildiği, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, hukuki yarar yokluğu hususunun istisnalarının somut olayda gerçekleşmediği, kesinleşen kıymet takdirine göre şikayetçilerin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu temyiz dilekçesinde; somut olay irdelenmeden hüküm tesis edildiğinden gerekçeli karar alma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, ipotek borçlusu hakkında asıl borçlu ile birlikte takip başlatılmadığını, ipotek borçlusuna icra emri gönderilmesinin takibi usulüne uygun hale getirmeyeceğini, taşınmazın muhammen bedelinin düşük belirlendiğini ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle ihale edildiğini, kıymet takdirine itiraz üzerine taşınmazın değerinin yeniden belirlendiğini, mahkemece aldırılan rapor tarihinin üzerinden ihale tarihine kadar uzun bir süre geçtiğini, aynı kıymet takdirine dayalı olarak yapılan ilk ihaleden sonra şikayete konu ihalenin yapıldığını, “taşınmazın güncel değerinin daha yüksek olduğunu, taşınmazın kıymetinin çok altında satıldığını” bu nedenle menfaatlerinin ihlal edildiğini, bu iddialarının mahkemece değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, satış ilanının ipotek borçlusuna usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, satış ilanı ve kıymet takdiri raporunun asıl kredi borçlusu ve ipotek borçlusuna tebliğ edilmediğini, 100. maddeye ilişkin bilgilerin usulüne uygun olarak toplanmadığını, tüm ilgililer tespit edilmediğinden ve satış ilanı tebliğlerinin yapılmadığını, bu durumun ihaleye katılımı azalttığını, Kdv oranının hatalı olarak yüksek belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçiler borçlu ve ipotek borçlusu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.