Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/6169 E. 2023/5097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6169
Karar No
2023/5097
Karar Tarihi

Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...’ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/226 Esas, 2020/244 Sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 13.05.2023 gün ve 94660652-105-35-34634-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63286 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 tarihli ve 2009/16.HD-188 Esas, 2009/205 Sayılı ilâmında yer alan, ''... Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır... Ancak, ilk taksitin ödenmemesi üzerine 3 aya kadar hapsen tazyik kararının tamamının infazı halinde takip eden taksitlerin ödenmemesi durumunda artık borçlunun cezalandırılması olanağı kalmayacaktır. Bir başka anlatımla, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı hâlinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlâl kabahatini oluşturmayacaktır... Zira, her bir taksit için ayrı ayrı hapsen tazyik kararı verilmesi halinde, bu kararların her biri infaz yeteneğine sahip olup, usulüne uygun bir şekilde kaldırılmadığı sürece, Yasanın aradığı en çok 3 aya kadar tazyik hapsi verilebileceği kuralını aşacak şekilde infaz edilmeleri söz konusu olabilecektir. Yerel Mahkemece yapılması gereken, borçlunun ilk taksiti ödememek suretiyle ödeme taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle 3 aya kadar hapsen tazyikine ilişkin ilk hükmün infazını bekleyerek, eğer kabahatli, bu hapsen tazyik kararının yerine getirilmesinden sonra borcu öder ise, ödenmeyen diğer taksit yönünden kalan süre kadar hapsen tazyik kararı vermektir. Yerel Mahkemece, ilk taksidin ödenmemesi nedeniyle verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmadan, son taksitin ödenmemesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine, borçlunun yeniden 3 aya kadar hapsen tazyik ile cezalandırılması yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle yasa yararına bozulması gerekirken, Özel Dairece yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir.'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; 2004 sayılı Kanun’un "Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza" başlıklı 340. maddesinin "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." hükmü karşısında, aynı borç ilişkisi nedeniyle sanık hakkında bir defaya mahsus olmak üzere 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilebileceği, Dosya kapsamına göre, borçlu sanığın; Bergama İcra Müdürlüğünün 2020/1697 Esas Sayılı dosyasından vermiş olduğu, 14.08.2020 tarihli ödeme taahhüdüne ilişkin olarak, 15.10.2020 vade tarihli taksiti ödemeyerek ödeme şartını ihlâl etmesi nedeniyle Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararıyla üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; iş bu karardan evvel 15.09.2020 vade tarihli borcunu ödemeyen sanık hakkında Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/207 Esas, 2020/241 Sayılı kararı ile 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu Ceza Genel Kurulu kararında belirtilen şekilde Mahkemesince "önceden verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmadan" borçlunun aynı alacak için tekrardan 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; anılan ihbarnamede, önceden verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği hususunun araştırılması istemiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş ise de; dosya kapsamına göre, somut olayda, sanığın Bergama İcra Müdürlüğünün 2020/1697 Esas Sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu 14.08.2020 tarihli taahhüdün 15.09.2020 tarihli taksitine ilişkin borcunu ödemeyerek taahhüdü ihlâl etmesi eylemi nedeniyle, Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/207 Esas, 2020/241 Sayılı kararıyla 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği ve tazyik hapsi cezasının tamamının 10.11.2021 tarihinde infaz edilmiş olduğunun ... Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 2021/1652 tazyik hapsi nolu ve 10.11.2021 tarihli yazı içeriğinden anlaşılması karşısında, borçlu sanık hakkında aynı taahhüt nedeniyle açılan Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/226 Esas, 2020/244 Sayılı kararı ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebi bu gerekçeyle yerinde görülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/226 Esas, 2020/244 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine; 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/6169, K. 2023/5097, T. 19.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2023-6169-e-2023-5097-k-8dd84f12a5ba