Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/5183 E. 2023/7786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5183
- Karar No
- 2023/7786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takip kapsamında alacağa mahsuben alacaklıya ihale edilen, 27.06.2022 tarihli taşınmaz ihalesinin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, borçlunun; şikayet hukuki yarar dolayısıyla dava şartı yokluğundan reddedilmiş olduğundan para cezasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, para cezasına hükmedilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkınının ihlali niteliğinde olduğunu, ihaleye fesat karıştırıldığını ve bir kısım katılımların engellendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurduğu Bölge Adliye Mahkemesince icra emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık süre içerisinde satış talebinde bulunulmadığından takibin düştüğü gerekçesi ile ihalenin feshine karar verildiği görülmektedir. Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere İlk Derece Mahkemesinin şikayetin reddine ilişkin kararına karşı borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunda, başvuru sebepleri arasında, bir yıllık satış isteme süresi içerisinde satış istenmediği hususu ileri sürülmediği halde, kamu düzenine ilişkin olmayan ve Mahkemece re'sen ele alınamayacak bu hususun, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen dikkate alınarak ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 07.04.2023 tarih, 2022/4481 E. - 2023/510 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 oy çokluğu ile karar verildi. (M) ... Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı İİK’nın 150/e maddesinin birinci fıkrasına göre “Alacaklı taşınır rehninin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir.” Aynı maddenin ikinci fıkrasında” satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.” Yukarıdaki maddeden anlaşılacağı üzere genel haciz yolundan farklı olarak (İİK. m.110) ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip düşmekte, yani iptal edilmektedir. Bu nedenle satış isteme süresini geçiren alacaklının eski takibe devam etmesi ve ipoteğe konu taşınmazı ihale yolu ile satıp paraya çevirmesi mümkün değildir. Yeniden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gereklidir. Somut olayda icra emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde satış istenmediği ve İİK’nun 150/e maddesine göre takibin düştüğü çekişmesizdir. Takibin düşmüş olmasına rağmen icra takibine devam edilip ipotekteki taşınmazın ihale edildiği anlaşılmaktadır. Bu husus kamu düzenine ilişkin mahkemece kendiliğinden dikkate alınacak bir husus olup ihalenin feshi için icra mahkemesinde şikâyette bulunan borçlunun ihalenin feshi nedenleri arasında süresinde satış istemediği için takibin düştüğünü göstermese de mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınarak ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Emsal Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bir kararında “… Yasanın bu hükmü (İİK’nun 150/e maddesi emredici nitelikte olup icra müdürlüğünce re’sen uygulanması gerekir. İcra müdürlüğünce anılan madde hükümlerine göre takibin düşüp düşmediği hususunun” bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması niteliğinde olduğundan, İİK’nun 16/2 maddesi uyarınca süresiz şikayet konusu edilebilir. Bu durumda mahkemece şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.” bu husus vurgulanmıştır. (12. HD. 07.06.2012, 1423/19741) Katıldığımız Pekcanıtez’e göre burada Yargıtay her ne kadar şikayetin sebebini bir hakkın yerine getirmemesi veya sürüncemede bırakılması olarak nitelendirse de şikayet nedeninin kanunun ağır ihlali nedeniyle kamu düzenine aykırılık olarak değerlendirilmesi gerekir. (Pekcanıtez, Hakan. İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, İstanbul 2017 s.218) Bu kararda da açıklandığı üzere İİK’nun 150/e maddesi icra müdürlüğünce resen uygulanması gereken bir işlem olup bu maddenin uygulanmayıp takibe devam edilmesi ve ipotekli taşınmazın ihale edilmesi halinde bu husus icra mahkemesince de re’sen (kendiliğinden) dikkate alınarak takip düştükten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olduğundan dolayı ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin ihalenin feshi kararı isabetli olduğundan onanması yerine, ihalenin feshi sebepleri arasında İİK 150/e maddesinin yer almadığından bahisle çoğunluğun kararın bozulması görüşüne katılamıyorum. Dr. ... 12. Hukuk Dairesi Üyesi